We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.
ATMACA
  • WpView
    Reads 84
  • WpVote
    Votes 9
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Jul 1, 2023
WpInfo
Fiction
Romance
Bir orman düşünün; her yeri kıymetli, toprağı, suyu, bitkileri... Ayrı ayrı güzelliği var bu ormanın. Sevdalısı da çoktur. Bu ormana ayak basmış, doğmuş her canlı, bu orman hep canlı kalsın diye uğraşmıştır, hala daha uğraşan vardır ve bunlardan biri de Avcı kuştur. Kimsesizlik, tek başına büyümek demek. Etrafında örnek alacağın kimse yoktur ve sana doğruyu yanlışı öğretecek, gösterecek kimse yoktur. Kendin öğrenmek zorundasındır. Düştüğünde elinden tutup sana yardım edecek kimse olmaz. Sen kendin ayağa kalkarsın. Sırf sadece güçlü olmak için mi? Hayır, gerektiği için kalkarsın. Kızıl kuş gerektiği için ayaktadır. Kuşlar, insanlar tarafından hep özgürlüğü temsil etmiştir. Bu hikayede özgür olmayan bir kuş vardır. Avcı kuş ona yardım edene kadar bir kafesin içinde kalmış, kendini orayı hak ettiğine inandırmış bir kuş... Kanadı kırılmış, kanamış, yaralı bir kuş... Fakat gerekiyor, oradan çıkıp uçması gerekiyor ve bunu yapacak. Kızıl kuşu, özgür olmayan kuşu ve kendi yavrusunu sevdiği dişi kuş ile birlikte koruyan avcı kuş...
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA (Tamamlandı)
  • Karven
  • Sessiz Yemin
  • Vatan Uğruna
  • Halısaha |texting

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines