AHSEN|Berdel

AHSEN|Berdel

  • WpView
    OKUNANLAR 5,265,337
  • WpVote
    Oylar 225,163
  • WpPart
    Bölümler 44
WpMetadataReadYetişkinDevam ediyor
WpMetadataNoticeSon yayınlanan Paz, Eyl 24, 2023
!Yaş Farkı Vardır! Kaderlerini bağlayacak oyunu bilmeden, bir akşam vakti; genç kız, adamın yaralarını sardı. Adam bir kere papatya kokusunu soludu. ... 🦁🥀 Devrim Ömer Arnas, Mardin'in en güçlü adamlarından bir tanesidir.Babasından aldığı ağalığı adaletli bir şekilde yürütmeye devam etmektedir.Lâkin bir gün kardeşinin bir adamla kaçtığını öğrendiğinde işler değişir... Ahsen Bozdağ, aile sevgisine muhtaç olarak büyümüş, kendi konağında hiçbir zaman değer görmemiş bir kadındır.Abisinin kız kaçırmasıyla, Mardin'in en korkulu ağalarından biriyle, Devrim ile evlenmesi gerekir.Kötü olan hayatının daha da kötüleşeceğini düşünen Ahsen yanılır. Herkese aslan kesilen ağa, ona yoldaş olmuştur. 🦁🥀 Devrim ise kızın sözlerine karşı tebessüm etti. "Korkusundan ağabeyine sevgisini söyleyemeyen kadın, seni bu korkulacak adama mahkum etti." Dedi 🦁🥀
Tüm hakları saklıdır
En büyük hikaye anlatıcılığı topluluğuna katılınKişiselleştirilmiş hikaye önerileri alın, favorilerinizi kütüphanenize kaydedin ve topluluğunuzu büyütmek için yorum yapın ve oy verin.
Illustration

Ayrıca sevebilecekleriniz

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Sessiz Yemin
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Karven
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • Vatan Uğruna
  • Halısaha |texting

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabinda hem Gercek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım. ​Evden dışarıya çıktığım günleri toplasam bir ayı geçmez. "Peki nasıl okula gidiyorsun?" diye sorabilirsiniz. Mithat Yel çok zengin biriydi ve öğretmenleri buraya, bu dağ başındaki malikaneye getiriyordu. Doğduğumdan beri bu ıssız, gözlerden uzak yerde yaşıyordum. Bu altın kafesten kurtulmak için 15 yaşımdan bu yana tam üç kez kaçmaya çalıştım. Ve her yakaladığında, karşılığını misliyle, hatta fazlasıyla verdi. ​Ama bu dördüncü denememdi. Ve bu sefer, geri dönm

Daha fazla bilgi
WpActionLinkİçerik Rehberi