Asker yareni olan bir kadın, bir gece bütün dünyası başına yıkılır. Yüreği, nefesi, eli, kolu olan adamı; yeşil harelerine bakarken bile Allah'a dualar ettiği yarinin şehadet haberini alır. Ne göz yaşları durulur, ne kalbi atmaya devam eder... Kızı için hayatta kalmaya çalışır. Yavrusuna hem anne hem baba olmaya çalışır.
Fakat bir gün elzemini, yarini, harelinde kaybolduğu sevdiğini karşısında görür. İşte o an dünyalar başına yıkılır, ne yapacağını bilemez bu bilinmezlikle nasıl başa çıkacağını bilemez. Elzemini, yarini, sevdiceğini affedebilecek miydi?
Ben seni seviyorum...kardeşimden farksız o hem 5 yaş küçük...ufaklıkla ne işim olur...
Dizlerimin üzerinde eğilip kapıya biraz daha yaklaştım..
-Bin gönlüm olsa birini vermem.. Benim gözüm sadece seni görür... Hem görmedin mi erkek çocuğundan farksız.. Kıskanacağın son kişi bile değil...
Titreyen dizlerimle ayağa kalktım... Perdeyi araladım.. Balkona çıktım.. Semih gelen sesle başını bana çevirdiğinde.elinde telefon öylece kaldı... Gözlerine baktığımda anlamıştı onu duyduğumu.. Balkonda duran kitabımı aldım ve tekrar içeri girdim... Kapıyı kapatıp perdeyi çekmeden son kez yüzüne baktım..
Ve o perdeyi kapattıktan sonra yıllarca onun olduğu tek bir gün açmadım...