Mecrûh
  • WpView
    Reads 6,812
  • WpVote
    Votes 967
  • WpPart
    Parts 25
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Thu, Jun 20, 2024
"Niye gitmeme izin vermiyorsun? Neden beni sana, kendini de bana mahkum ediyorsun? Bırak gideyim ne olursun?" Önünde diz çökmüş bir vaziyette yalvarıyordum artık. Belki bu, onunla adam akıllı ilk konuşmamızdı ve ben bitmiş bir haldeydim. Şu an kalkıp, kapıyı çarpıp çıksam her şey bitecekti sanki. Ama yapamıyordum. Buna ne gücüm vardı ne de inancım. Affedilmek istiyordum artık. Karşımda bana nefret kusan adam beni affetsin istiyordum. Ancak o zaman hayatıma devam edebilirdim. Son bir gayret kafamı kaldırıp gözlerinin içine baktım. Gözlerimdeki yaşlar görüşümü kısıtlasa da o buğulu kehribar gözleri görebiliyordum. Uzun zaman sonra ilk defa net bir şekilde gözlerimin içine bakıyordu. Bu durumdan cesaret alarak tekrar konuşmaya başladım. "Ben senin için neyim baba? Hiç mi değerim yok? Kimim ben!" "Katilsin! Karımın katili!" *** İdil, herkes gibi hatalar yapan sıradan bir kız çocuğuydu. Ama yaptığı tek bir hata kendi dahil etrafındaki herkesin hayatına mal oldu. Elinde kalan sadece annesine ait bir mezar, kendisinden nefret eden yarım kalmış bir aile ve asla silip atamadığı 'katil' damgasıydı.
All Rights Reserved
#195
2024
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • ASENA
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) - DÜZENLENECEK!
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • RUH-U REVAN (Askıda)
  • Gözler Aynı Sen
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines