"Seni çok sevdiğimi söylemiş miydim tanrıçam?"
"Belki... ama tekrar söyleye bilirsin"
"Ah Kutsal Rose, neden bu kadar tatlısın?"
"Çünkü beni sen aydınlatıyorsun"
.
.
.
Hyunjin güneşin oğluydu. Onun görevleri; güneşi göğe yükseltmek, halkının sorunları ile ilgilenmek, tüm canlılara sevgi dağıtmaktı anlayacağınız sadece uyurken yalnız kalabilir.
Jeongin ayın oğluydu. Onun görevleri; Ayı göğe yükseltmek, halka güzel rüyalar bırakmak, kötü kâbuslar ile ilgilenmek anlayacığınız konuşa bilecek tek arkadaşı yok.
Bir gün batımında tanıştı bu iki tanrı. Oh biri tanrıça. Aşkları kalplerinin susuzluğunu giderdi ama onların bir araya gelmesini istemeyen evrenin tanrıçası Rose bir şeylerin peşinde. Belki bu hikâye tüm romanlar gibi mutsuz biter ya da huzur dolu?
-Bu tamamen bir hayran kurgudur hiç bir inanca saygısızlık, dalga, kırıcı sözler içermez. Tarihi hiç bir bilgi yoktur. Eş cinsellik, küfür, şiddet ve müstehcenlik içerir.-
Bottom Jeongin
Top Hyunjin
Yazım yanlışları ve imla hataları sonradan düzenlenecektir iyi okumalar.
Üniversite için İstanbul'a yerleşen ve yeni bir hayat kuran Fadime, geçmişin izlerini kapatmaya çalışırken beklemediği bir yüz ile karşılaşır.
"Tüm muhteşem hikâyeler iki şekilde başlar: Ya bir insan bir yolculuğa çıkar, ya da şehre bir yabancı gelir,"
der Tolstoy, ancak ya bu yabancı,
tanıdık bir yüzse?