Profilimdeki Mürai adlı hikayenin devam kitabıdır...
Zehir gibi bir maziden armağan olan bir adamla, hâyâllerini gözlerinde asan bir kadının paramparça bir sevda masalı bu. Karanlığın eline esir düşen bir kadının düşlerin sabahına varış masalı bu. Mürai bir adamın Meshur oluş masalı bu...
Uçurum gibi bir bakış yahut bıçak gibi bir söz. Hiçbiri kanatmamıştı canını bir terk ediş kadar. Ama hiçbiri onu affetmemeye yemin ettiği adamın karşısına kapı duvar olamamıştı. Bir daha sevmeyeceğine, affetmemeyi yemin misali içeceğine dair güçlü bir yemini vardı. Olmadı... Yeminini bozduğu an tökezledi yüreği ancak onu karanlık bir gecenin sabahına kavuşturan onu karanlığa boğan adamdan başkası değildi. Çünkü ona gitmişti bir kere kalbi!
"Bak," diyordu yakıcı bakışlarını derin serzenişlere teslim ederken. "Bak ki gör nasıl parçalandığımı, seni yıktığım her yerden! Seni bana yâr sandım, meğer sen bana yaraymışsın..."
All Rights Reserved