Ölüm onun için garip bir duyguydu. Her zaman bilincinde olan bir şeydi ama hiç bir zaman korkmamıştı. Özellikle hayatını bir hastane yatağında geçirdiği için her zaman ölen kişilerin haberlerini duyardı. İstese de korkamıyordu artık.
Ancak ölüm hiç de beklediği gibi olmamıştı. Kendisini garip üç hediye kutusunun bulunduğu küçük bir uçakta buldu. Dışarısı tamamen karanlıktı ve pek de bir şey göremiyordu.
İçinde ister istemez oluşan beklenti ile kutuları açtı....
Kutuları açmayı bitirdiğinde ise zaten çoktan uçaktan düşmeye başlamıştı.
Düşerken çevresi de hızla değişti ve kendisini bir köyde buldu.
"Burası.... Konoha?"
Ama yetimhanedeki bir vücut ile birleşirken sorgulamaya zamanı bile olmadı. Sorun şu ki artık yeni vücudu bir erkek değildi.
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
"Fadime Koçari bana lütfen falan dedi. Trabzon'a harbiden pembe kar yağacak."
"Trabzon'a pembe kar yağar mı bilemem ama Furtuna Konağı'na kırmızı kar yağacak."