"Ahh!"
"P-pardon, ben sadece-e.. T-tuvalete.."
"Önüne bak!"
"B-ben.."
"Çekil şurdan!"
"Ah!"
"Git, dedim!"
"Hayvan.."
"Ne dedin sen?!"
"B-ben..birşey, b-ben..d-demedim-m.."
"Kerem! Abi ne yapıyorsun?!"
Yirmidokuz yaşlarında bir erkek, kaba, sert ve mert. Büyük iş adamlarını alt edebilecek seviyede. Kendi ayakların üzerinde duran, çalışan,çabalayan ve başaran. Ailesinin üzerin'de tüten,
Zeus kadar yakışıklı bir tanrıca kadar nefes kesiciy'di.
Onun ismi O'na hitap ediyor, o bir Sayer, Kerem Sayer.
Yirmidört yaşlarında bir kız, asi, masum ve kırılgan. Bu yaşına kadar amca'sının bir duygu yanıtı görmemiş. Onca yaşananlar arasında hala ayakları üzerinde çırpınıyor. O siyahlar içerisınde beyaz nokta değildi, o siyahın'ta kendisiydi.
Ismi O'na hitap ediyor gibiy'di, Zeynep Yılmaz, Aile hasretiyle bu yaşa kadar geldi ve Yılmadı.
Hedefleri için gözünü karartmış olan Alin, bir yıl daha sınava çalışma kararı alır. Her şeyi bir kenara bırakmış, yalnızca derslerine odaklanmışken, kütüphanede tanıştığı bir adamla sınırlarını koruyacak mı yoksa yıkacak mıydı?
•
Arkamı döndüm ve apartmanın girişine doğru ilerledim. Kapıyı açmak için bir hamle yapacakken sesini duydum. "Alin!"
Omzumun üzerinde ona baktım. Dudaklarındaki o güzel kıvrılma görülmeye değerdi. "Sevgilim veya bir flörtüm olursa, bu yalnızca sen olursun."