00.18
  • WpView
    Reads 143,897
  • WpVote
    Votes 7,197
  • WpPart
    Parts 44
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Jun 3, 2024
Her ihanet, sevgiyle başlardı... Tıpkı her sevenin hayal kırıklığıyla birlikte dizlerinin üzerine çöktüğü gibi. O gün geldiğinde; sevdiğin insan tarafından aldatılarak, dost bildiklerin tarafından da ihanete uğrayarak hayatın acı gerçeğiyle yüzleşerek bir şeylerin farkına varırdın. Hazal Alâ Ataman, dizlerinin üzerine sevginin en yoğun haliyle bile düştüğünde acıyı hissetmeyeceğini sanmıştı ama acı iki göğsünün arasında ki o boşluktaydı. Nişanlısı tarafından aldatılıp, ailesi tarafından ihanete uğrayanıca göz görmez bir halde düşmanına sarıldı. Çünkü dost bildikleri bir düşmandan farksızdı, peki düşman dediklerimiz bir dost kadar sıcak mıydı? Cesur Balavir'de yara almıştı; aldığı ilk yarayla birlikte yaralamıştı da ama o gün, o gördüğü çaresiz kızın tek çaresi olmuştu... Ve bir zaman gelirdi, hayatın altına üstüne gelirdi; işte o hayat altının üstünden bile en iyisiydi, bunu fark ederdin... 00.18⌛ Alıntı: "Sana sevgiyi aşılayarak, ihanet ettiler." dedi. Kuruyan dudaklarından çıkan cümleler, ruhumu alaşağı etti. Bedenimi tesiri altına alan; kalbimde o cümleyle baş gösteren vaveylaları artık susturmam imkansızdı. * * * +Kitabımın tüm hakları saklıdır. ***
(CC) Attribution-ShareAlike
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem)
  • Hocamsın /+18
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • RUH-U REVAN
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • Gözler Aynı Sen
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • ASENA
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines