12 GÜN
  • WpView
    Reads 1,042
  • WpVote
    Votes 376
  • WpPart
    Parts 3
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Aug 23, 2023
"Onu o kadar çok sevdim ki ruhunu,kendi ruhumdan ayıramadım" "Siz benim karımı öldürdünüz!Bu yaptığınız size kar kalacağınızı mı düşünüyorsunuz" diye bağırarak geniş omuzlarıyla kızgın bir boğayı andırarak üzerimize yürümeye başladı. Ne diyordu bu adam? "Bi-biz kimseyi öldürmedik ki hocam ne diyorsunuz ?" diyerek adeta şaşkına dönmüş şekilde üzerime gelen kişiye bakıyordum . Tam önümde durup ellerini kahve rengindeki saçlarına daldırıp yüzünü buruşturarak " Mehir hoca sizin yüzünüzden öldü. " Mehir hoca evde boğularak öldürülmemiş miydi? Ve o sıra biz okuldaydık. Kahve gözlerini gözlerimin içine sabitleyerek "Siz benim karımı öldürdünüz.Bende sizin ruhunuzu öldüreceğim.Her saniye ölmek isteyeceksiniz ama daha da canınızı yakacağım" hiç vakit kaybetmeden boynumu kavrayıp arkama döndürdü. Kahretsin! Bunlar neydi böyle?
All Rights Reserved
#82
ürpertici
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Sessiz Yemin
  • Halısaha |texting
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • Vatan Uğruna
  • Karven
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabinda hem Gercek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım. ​Evden dışarıya çıktığım günleri toplasam bir ayı geçmez. "Peki nasıl okula gidiyorsun?" diye sorabilirsiniz. Mithat Yel çok zengin biriydi ve öğretmenleri buraya, bu dağ başındaki malikaneye getiriyordu. Doğduğumdan beri bu ıssız, gözlerden uzak yerde yaşıyordum. Bu altın kafesten kurtulmak için 15 yaşımdan bu yana tam üç kez kaçmaya çalıştım. Ve her yakaladığında, karşılığını misliyle, hatta fazlasıyla verdi. ​Ama bu dördüncü denememdi. Ve bu sefer, geri dönm

More details
WpActionLinkContent Guidelines