YANSIMA
  • WpView
    Reads 1,504
  • WpVote
    Votes 25
  • WpPart
    Parts 16
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Jun 24, 2015
Gözlerimi yavaşça yukarı kaydırdım. Bir çift karanlık... Tek gördüğüm bir çift karanlıktı ve beni içine çekiyordu. O karanlığın içinde kalp atışlarım vardı. Dağılmış ve ufalanmış aklım vardı. Her zerremin titremesine sebep olan o his vardı. Korkuyordum. Hemde çok korkuyordum. Karanlığın içindekilerin bana yaptıklarından korkuyordum. Ama onun dudaklarının kenarları hafifçe kıvrıldı ve, "Korkma." dedi. Umursamazca ve kendinden emin bir şekilde. O andan sonra artık korkmuyordum. Artık biliyordum. Anlamıştım. Parmak ucumda yükselirken sağ elimi ensesine koydum. Diğer elim omzundaydı. Sırtımda olan eli yavaşça kaydı ve bel boşluğuma geldiğinde durdu. Gözleri beni git gide daha çok içine çekti ve ben kayboldum. Gözlerinde değil...
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • Kanlı Lordun Gelini
  • KORDELYA
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ +18-Tamamlandı-
  • KIZIL GECE
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • FIRTINA ZAMANI

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines