Aybeniz

Aybeniz

  • WpView
    Reads 13
  • WpVote
    Votes 0
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Oct 25, 2022
Karlı bir havada gördüm seni. Yüzün kızarmış, gözlerinin güzelliği ortaya çıkmıştı. İpek gibi olan saçların yüzüne geliyor, sense bunu aldırış etmeden kucağındaki kediyi ısıtmaya çalışıyordun. Tam o an tanıdım seni. Bir insanı ilk görüşte tanımak nasıl mümkün olabilirdi ki? Görünüşe göre yargılardın sadece. Ama ben tanımıştım. Kalbim seni aklıma kazımam için zorlamıştı sanki, Biliyordum bir daha aklımdan çıkmayacağını. Bir itirazım da yoktu zaten. Kendime geldikten sonra ezberledim her zerreni, çizmek istedim seni. Tabii benim baştan boş olan kağıdıma kalemimi dokundurarak oluşturacağım resim senin gerçekliğinle yarışamazdı bile. Sonra çizmeye başladım. Sen oradan kalkana kadar ben de seni çizmeye devam ettim. Sonra telefonun çaldı. Kaşlarını çatıp telefonunu cebinden çıkardın, bu halin çok tatlı geldi gözüme. Telefonu kulağına dayayıp telaşlı bir şekilde konuşmaya başladın. Ben kaşlarımı çatıp her bir hareketini pür dikkat izlerken ayağa kalkıp gittin, arkanda merak ve hüzünle elindeki resime yani sana bakan bir ben bıraktın..
All Rights Reserved
#136
felsefe
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • Sirayet|Texting
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • KORKUT / bxb
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Mafyaymısmıs

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines