Kalbimizin en büyük boşluğunu yaratan ve en büyük boşluğunu dolduran kişi nasıl aynı olabilir?
Tanrı, bunu bizlere bir imtihan olarak verdiyse, hissizliğin içinde kayboluşumuzda buna dahil midir ki?
Sonuçta her duygunun sonunda bir sınavı daha öğreniriz. Peki hissizlik?
Bu sayfalarda çok kişinin hissi var. Fakat tek bir kişiye duyduğum sevgi var.
Belki de kimileri bunları okuyunca "abartıyor" diyecek ama hayır dostlar, abartmıyorum.
Yıllardır ölesiye acı çekiyorum. Benim kurtuluşum yazı yazmak.
O'na duyduğum sevgi bu küçücük sayfalardan daha fazlasını hakediyor.
Biliyorum, görmeyecek. Biliyorum bulamayacağım onu. Ama içinizden biri belki de onun çokça yakınındadır. En azından iyi olduğunu söyleyin bana. Sevdiğiyle belki, ailesiyle ya da dostlarıyla..
Sadece "o iyi" demenize bile razıyım. İster gönlü bir başkasında olsun, ister benden nefret etsin.
Ben yıllar önce bana gösterdiği naif kalbine aşık oldum. Bilemem belki de öyle biri değildi..
Rol yaptıysa bile sakın unutmasın, her rolün altında da bir gerçeklik yatar..
جميع الحقوق محفوظة