obsession |hyunho

obsession |hyunho

  • WpView
    Reads 57
  • WpVote
    Votes 2
  • WpPart
    Parts 2
WpMetadataReadComplete Fri, Dec 30, 2022
Biri, varlığını inkar edip hayatının hiçbir anında da inanıp bel bağlamadığı tanrının bu oğlanı kaderine yazdığına inanıyor ve bu fikri seviyordu Diğeri ise kırıldığını düşündüğü kemikleri yerine kaynar kaynamaz, hayatına sadece bir kaç saattir yer ediniyor olmasına rağmen muhtemelen hayatının geri kalanında bir daha asla girişmeyeceği tehlikelere onu sokmuş bu oğlandan koşa koşa uzaklaşacağını düşünüyordu. kadere inanırdı, yaratıcıya da. ama eğer yaratıcı onu kaderine yazdıysa o çok sevdiği yaratıcıdan da nefret edecekti. eğer kaderinin herhangi bir yerinde bu oğlan vardıysa bu fikri sevmemişti. ölürdü daha iyiydi. angst. !zararlı madde kullanımı! !tetikleyici içerik!
All Rights Reserved
#561
hyunho
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • İki Cihan Arasında
  • Güneşin Ağıdı
  • Taç Ve Şifa
  • Zahir
  • PƏRİ SƏFƏVİ
  • Buzun Altındaki Kalp
  • Karışmış ruhlar
  • Kara Peçe
  • Zamanda Yolculuk Osmanlı - Çağın Sultanı -
  • Gül-i Saltanat

"Biri Roma'nın hiç sönmeyen ateşi, diğeri Kayı'nın sarp kayalara çarpan fırtınası..." Söğüt'ün ayazı yerini baharın ilk müjdesine bıraktığında, kader iki ayrı dünyayı tek bir dere kenarında birleştirdi. Bir tarafta Kayı'nın izzetli kızı, kılıcı namusu, bakışı vatanı olan Fatma; diğer tarafta Roma'nın yenilmez komutanı, yüreği buz tutmuş heybetli Flavius. O gün atılan bir ok, sadece bir Moğol nökertini değil, iki düşman kalbi de tam ortasından vurmuştu. Bir bakışta başlayan o sessiz yemin, Bizans'ın soğuk zırhları ile Türkmen obasının kutsal ateş arasına ekilen yasak bir tohumdu. Ve sonra... Araya kan girdi. Araya surlar, dualar ve diller girdi. Yıllar birer birer takvimden dökülürken; biri Roma'nın en keskin kılıcı oldu, diğeri obasının elif gibi dik duran hatunu. Biri Bursa'yı canı pahasına savunmaya yemin etti, diğeri o kaleyi fethetmeyi düşleyen bir neslin evladıydı. Şimdi, aradan geçen koca bir ömürden sonra, kader onları tekrar karşı karşıya getiriyor. Ama bu kez çiçekli kırlar yok; barut kokusu, kılıç şakırtısı ve kuşatma altındaki bir şehrin feryadı var. Yüreğe düşen bir isim, bir imparatorluğun kaderini değiştirebilir mi? İmanın ve sadakatin sınandığı bu meydanda, aşk kendine sığınacak bir kale bulabilir mi? "Gözlerini benden kaçırma Fatma... Ben o oku attığım gün, seninle birlikte kendi kaderimi de vurdum."

More details
WpActionLinkContent Guidelines