Ascell

Ascell

  • WpView
    Reads 45
  • WpVote
    Votes 9
  • WpPart
    Parts 2
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Nov 21, 2022
Ascell... Büyülerin ve teknolojilerin kıtası. 1200'lü yılların ortalarında olmak isteyeceğin son yer. Nedenini sonra anlarsınız. Aslında, dünyanın yaradılışından beridir bereketini yitirmemiş ve oradaki ırkların yükselişini sağlamış tek kıta. Uzun süredir de huzur ve devletler arası barış hüküm sürüyor. Yani... En azından halk böyle zannediyor. Çoğu iklimi ve bitki örtüsünü barındırması açısından tarımcılık için atan bir kalptir orası. Dünyanın tam merkezinde yer alması ise turistik ve diplomatik açıdan çok büyük önem arz ediyor. Tabii her şey bu kadar mükemmel olamaz. Büyü adamlarının ve arkeologların uzun araştırmaları sonucu ortaya çıkan bir teoriye göre Ascell, büyünün ve rünlerin doğduğu yer olarak ön görülüyor. Bu sebepten ise her yer yaratık kaynıyor... Burada olanlar sadece dıştan görünenlerle sınırlı olabilir mi?
All Rights Reserved
#343
ortaçağ
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • FIRTINA ZAMANI
  • KIZIL GECE
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • KORDELYA
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • Kanlı Lordun Gelini
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ +18-Tamamlandı-

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines