"Deva"dedi.
"Sus" dedim.Susmasını istedim. Gözleri herşeyi baş bas bağırırken ,ben görünmez ellerle ağzını kapattım.
Güldü. Ama öyle bir gülüştü ki sanki ölümü benim elimde ,ölmek istemiyor ama karşı da koyamadığı bir gülüştü. Acı kalbimi dağladı. Onu böyle görmek istemedim . Böyle olsun istemedim. İstemediklerim , korktuklarım ardı ardına dizilmiş sırasıyla beni vurmaya başladılar. Bense sadece seyrettim.
"Eyvallah"dedi. "Buna da eyvallah ."
Niye kalbim bu kadar acıyodu, neden böyleydi? Onu kırdığım için miydi?
Durdum. Onu kırmıştım değil mi ? Kırılmaz, yıkılmaz dediğim adam sanki bir kelimeme yıkılmıştı.Bu acı veren duygu gözlerimi doldurdu, kendimden hiç olmadığım kadar nefret ettim. Gözlerimin doluşuna değildi bu nefret ,onu kırışımaydı.
"Ağlama .Seni kırdıysam özür dilerim yeter ki ağlama."
Ben özür dilerim diyemedim sadece baktım,kaşları ağlamamdan hoşlanmamış gibi çatılmıştı,elleri ise gözyaşlarımı silmek istiyormuş lakin buna hakkı yokmuş gibi çekingendi.
"Eve gidelim , eve götür beni." Yutkundu."Gidelim"dedi.
"Gelinin kız kardeşinden bir gram altın!"
Gelinin kız kardeşi olmak hiç bu kadar zor olmamıştı...
Ablanın düğnünde takı töreninde kavga çıkarsa ve o kavgayı ayırmaya gelen polis memuruna ilk görüşte vurulursan ne mi olur?
ECE&PAMİR