Mâh(Yara)

Mâh(Yara)

  • WpView
    Reads 5,739
  • WpVote
    Votes 1,109
  • WpPart
    Parts 7
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Feb 28, 2026
WpInfo
Fiction
Romance
"Bazıları öldürür, bazıları çalar ve bazıları da kalp kırar. Kimileri ise gözyaşlarını çalarlar insanların. Ben, ondan çaldığım gözyaşlarıyla zihnimde bir deniz yaratmış olan o kadındım. Avuçlarımda biriktirdiğim kanlar benden akmıyordu. Onun göğsünden kopup geliyordu. Ancak kimse bilmiyordu acısını. Dışardan kanayan bendim, sızısını hisseden oydu. Ben küçük bir kız çocuğuydum; yağmur damlalarını gözyaşı zannedecek kadar saf, göğü ağlatanın tanrı olduğunu düşünecek kadar aptaldım. Ölenlerin toprağa girdiğini bilirdim de, arkalarında bıraktıkları acıyı hissedemeyecek kadar toydum. Bizim için başka bir evren olmayacağını biliyorduk ikimizde. Birbirimizi bulabileceğimiz tek evren buydu ve biz bulmak bir yana, bu evrende kaybetmiştik ışığımızı. Ben küçük bir kız çocuğuydum; birkaç damla gözyaşının bile fazla görüldüğü bir bedende, içime gömdüğüm hayatları saklamayı başaramamıştım. Ellerimle sökmüştüm birçoğunun köklerini acıtıyor diye. Hiçbir zaman pişmanlık duymamıştım bundan, ama üşümüştüm. Bilmemiştim o kökler bana sarılmış ve beni Dünya'daki kötülüğün soğuğundan korumuş. Kimisi ise içine gömermiş ve ilk bulduğu zihinde yaşamış hayatı. Tanrı'nın bana bahşettiği lanetin, her zaman için iki tarafta da yaşayamayacak oluşum olduğunu düşünürdüm. Yanılıyormuşum. Benim lanetim yaşayamayacak oluşum değilmiş. Aksine, yaşatamadıklarım yakacakmış beni. Sanki bu his o kadar muazzam ve ağır ki, altında ezildiğimi hissediyorum. Bundandır ki son birkaç saattir elime aldığım kalem tek bir kelime yazmıyor. Aşağı bakıyorum, bir okyanus var. Ama fazla yüksek... Ölüm gibi. Yukarı bakıyorum, masmavi bir gökyüzü. "Fazla sonsuz..." diye mırıldanıyorum içimden. Yaşam gibi. Ve duvara bakıyorum sessizce. Ölümle yaşamın arasındaki o ince çizgi, o uçurum ise biz gibi.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • Sirayet|Texting
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Mafyaymısmıs
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • KORKUT / bxb

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines