Ahtapotlar nasıl ölür bili misin? Yerden yere vura vura, hemde defalarca.
Ben bir defa ölmedim.
Her gün öldüm.
Sinsice öldürüldüm.
Bir ahtapot gibi vurdular beni zemine.
Kimdi dost?
Kimdi düşman?
Murat bana doğrulttuğu tabancayı yavaşça indirdi. İkna mı olmuştu söylediklerime? Acı çeker gibi bir hali vardı, farklı bakıyordu, sanki öfkesinin yerini hüzün almıştı. Elinde ki silahı Bünyamin'e uzattı. Bünyamin tedirgindi ama hiç çekinmeden ona verilen silahı aldı ve beline taktı. Sonunda Murat'ı kararından çevirdiğimi düşünmüştüm, ama yanılmışım. Hiç beklenmedik bir anda Murat cebinden bir bıçak çıkarttı, bıçağı göğsüme sapladı. O anda nefesim kesildi, ses çıkaramadım, aldığım darbenin açısından bağıramadım. Vücudum daha önce hiç bilmediğim bir şekilde üşümeye başladı, icim titriyordu. Göğsümden akan kanı hissedemiyordum, tüm duyularımı kaybetmiş gibiydim. Karşımda Murat'ın yüzü bulanıklaşmaya başladı, elim ayağım boşaldı, kendi vücudumu taşıyamıyordum artık, işte o anda yere yığılıp kaldım. Etrafımdaki çığlıkları, telaş dolu sözleri duymuyordum artık...
Tutti i diritti riservati