Savaşta Herşey Mübahtır
Beş kız. Beş farklı hayat. Ve onları birbirine bağlayan bir dostluk...
Birbirlerinden tamamen farklı olan beş kız, yeni bir okulda her şeyi birlikte göğüsleyebileceklerine inanıyordu.
Ta ki aralarından birinin söylediği yalan ortaya çıkana kadar.
Bir yalan, yıllardır kurdukları dostluğu sarsmaya yeter miydi?
Kim kalacak, kim gidecek?
Kim gerçekleri görecek?
Peki ya yapılan fedakârlıklar gerçekten buna değecek mi?
Yeni okul, yeni insanlar ve saklanan sırlarla birlikte hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.
Eliz, en yakın arkadaşını kurtarmaya çalışırken kendisine bir düşman edineceğini nereden bilebilirdi?
Üstelik yaptığı bir anlaşmanın, her şeyi düzeltmek yerine onu daha büyük bir çıkmaza sürükleyeceğinden habersizdi.
Bazı gerçekler saklanmalıydı.
Bazı sırlar asla ortaya çıkmamalıydı.
Çünkü bazen bir savaşı kazanmak için kaybetmeyi göze almak gerekir.
Ve bu savaşta...
HER ŞEY MÜBAHTIR.
🌸
Benden hemen kurtulmak istiyor olacak ki, hiçbir şey demeden elime bir kâğıt tutuşturdu. Kâğıttaki adrese bakarken aklıma gelen fikirle sinsice sırıttım. Kâğıtta "Menekşe Mahallesi, 180. Sokak" yazıyordu. Buraya kadar doğru geldiyse, sadece hangi bina olduğuna karar verememiş demekti. Kat 3'tü.
Bu sokakta belalı 3. katta oturan kim vardı ki? Tabii ki ya Yasin Dede... Aklının gidip gelmesiyle geçen gün yanlış gelen kargocuyu hırsız sanıp tüfeğini adama doğrultmuştu.
Başımı kâğıttan kaldırıp,
"Şuradaki pembe bina," dedim.
İstediği cevabı alan adam, elimden kâğıdı çekip aldı.