MAHBERAN
  • LECTURAS 130,791
  • Votos 17,352
  • Partes 27
  • LECTURAS 130,791
  • Votos 17,352
  • Partes 27
Continúa, Has publicado nov 30, 2022
Contenido adulto
Düşmüş Melekler Serisi
Üçüncü Kitap.


⚔️



Elena Vladimirs, Paris'e gerçekleştirdiği gezi sırasında karşısına çıkan adam ile eğlenceli vakit geçirebileceğini düşünür. 

Tek derdi zihnindeki karmaşadan uzaklaşabilmektir. 

Ağabeyinin ortağı ve Fransa'nın sahibi olan köklü mafya lideri Kıvanç Haznedar ile geçirdiği günlerin ardından Elena kendini bildi bileli aradığı huzuru bulduğunu düşünür. 

Ta ki Kıvanç'ın düşüncelerini öğrenene dek.

Kalbi kırık bir şekilde Rusya'ya geri dönen buzlar kraliçesi, Paris'i ve rüyalarını süsleyen adamı ardında bırakabileceğine inanır.

Ama kaderin onlar için daha farklı planları vardır.






• Dark Romance 
• Anlaşmalı Evlilik
• Mafya 
• Yetişkin İçerik
Todos los derechos reservados
Regístrate para añadir MAHBERAN a tu biblioteca y recibir actualizaciones
or
Pautas de Contenido
Quizás también te guste
GECENİN İZİ de hisssizyazar
42 Partes Continúa
Yağmur yağıyor, her yeri sel alıyordu. Sokaktaki insanlar ıslanmamak için oradan oraya koşuyor, trafik arabalar sayesinde tıkanıyordu. Şemsiyesi olan insanlar rahat bir şekilde yolda yürüyordu. Şemsiyesi olmayanlar ise şanssızdı. Yağmurdan ıslanmamak için korunacak yer arıyorlardı. Şemsiyesi olmayan, elinde kalın hukuk kitapları, üzerindeki deri ceketi ile rahatça yürüyordu İzem. Acelesi yoktu. Islanmayı seven biriydi. Küçükken babası onu sokağa attığında yağmurun altında kendi kendine eğlenir, biriken suların üzerine zıplardı. Uzun kahverengi saçları ıslanıp birbirine karışmıştı. Elindeki hukuk kitapları çantasına sığmadığı için elinde sımsıkı tutuyor, ıslanmamaları için boynundaki kahverengi atkıyı kitaplarına siper ediyordu. İzem Karasu. Üniversite son sınıf öğrencisiydi kendisi. Yirmi üç yaşında, geleceğinin hayallerini kuran ve başarılı bir savcı olmayı hedefleyen bir hukuk öğrencisiydi. Son yılının bitmesine ve mezun olmasına sadece aylar kalmıştı. Metro durağına inen yürüyen merdivenleri görene kadar normal hızda yürümeye devam etti. Yürüyen merdivenler gözüne çarpar çarpmaz adımlarını hızlandırdı. İzem dışarıdan çok sert görünürdü. Bakışları her zaman insanlara nefretle bakardı. Oysaki sıcakkanlı biriydi. Sevdiklerine karşı çocuksu olurdu. Merhametli ve sevecendi. Soğuk olduğu insanlara acımazdı. Metro durağına geldiğinde metro gelmişti bile. İnsanlar birbirlerini ittirerek metroya ulaşamaya çalışıyordu. Sanki birbirlerini itmeseler metroya binemeyecek gibi bir halleri vardı. .....
SIFIRINCI SOKAK de yezpena
18 Partes Continúa Contenido adulto
İzem Meva Ulusoy, bir gece ansızın evine giren bir adamı ne denli tanıyabileceğinin sınırlarını dahi bilmezken; fark etmeden bu sınırların etrafında dolaşmaya başlamış ve sınırlarının içerisine yaralı bir adamı da alacak kadar körleşmişti. Bu çetin yalnızlıkla sürdürdüğü hayatının tek odak noktası kendisi ve arkadaşlarına ait ünlü, zincir bir restoranın gizli ortağı olmakken bin farklı kelimeyle sınadığı bir adama nasıl güvenecekti? Aslında İzem Meva, nefreti iliklerine kadar hissettiğini düşünürken aslında birine öylece güvenmenin neleri beraberinde getireceğini öğreniyordu. Ona göre ilk adım tanımaktı ve zihninde bir zorundalığı yaşatan İzem Meva, ilk önce yaralı bir adam tanıdı. Ancak yaralı adam, kendi yarasını kendisinin açabileceği kadar gözü kara; açtığı yarayı kendisinin dikebileceği kadar da zekiydi. Tek amacı ailesinden kaçmak olan, oldukça zeki, gayesini başarıya ve yeteneklerine adamış; ruhu da dili kadar gürültülü, her şeyin uzağında kalan bir adam vardı karşısında. Fakat her şey birdenbire tersine döndüğünde tanımanın darbesi de fazla sancılıdır. Pars kaçmakta olduğu düzenin en önemli adamı hâline gelir, kapısını çaldığı kadının yaşamını avuç çizgilerinde korumak zorunda kalır ve dünya, artık kaçması gereken her yolda ona tek bir kişiyi göstermeye başlar. Hem gizli bir kurulu yönetmek hem de tek kişilik hayatına inatçı bir kadını sığdırmak mecburiyetinde olması, onlara neler yaptırır? Yine de ikinci adım öğrenmekti ve yaralı bir adam, canı yanmış bir kadının neler yapabildiğini öğrenecekti. Her ikisi de pimi çekilmeye hazır iki bombayı da ellerinde tutuyorlarken, ilk kim pes edecekti? "Şüphenin iki kolunu da yalanlar tutuyorken seni yaşatır mı zannediyorsun?" SIFIRINCI SOKAK ismiyle yayımlanan ilk ve tek kitaptır.
Quizás también te guste
Slide 1 of 10
GECENİN İZİ cover
SIFIRINCI SOKAK cover
Dilerim Ki | Gerçek Ailem cover
ÖLÜME DOKUNMAK  -Rewera- cover
ZAMAN ALEVİ cover
AYKIRI KIYILAR cover
İmrozlu cover
gay seks hikayeleri  cover
Kırık Kalbin Şarkısı  cover
BANA AŞIK ÖL  cover

GECENİN İZİ

42 Partes Continúa

Yağmur yağıyor, her yeri sel alıyordu. Sokaktaki insanlar ıslanmamak için oradan oraya koşuyor, trafik arabalar sayesinde tıkanıyordu. Şemsiyesi olan insanlar rahat bir şekilde yolda yürüyordu. Şemsiyesi olmayanlar ise şanssızdı. Yağmurdan ıslanmamak için korunacak yer arıyorlardı. Şemsiyesi olmayan, elinde kalın hukuk kitapları, üzerindeki deri ceketi ile rahatça yürüyordu İzem. Acelesi yoktu. Islanmayı seven biriydi. Küçükken babası onu sokağa attığında yağmurun altında kendi kendine eğlenir, biriken suların üzerine zıplardı. Uzun kahverengi saçları ıslanıp birbirine karışmıştı. Elindeki hukuk kitapları çantasına sığmadığı için elinde sımsıkı tutuyor, ıslanmamaları için boynundaki kahverengi atkıyı kitaplarına siper ediyordu. İzem Karasu. Üniversite son sınıf öğrencisiydi kendisi. Yirmi üç yaşında, geleceğinin hayallerini kuran ve başarılı bir savcı olmayı hedefleyen bir hukuk öğrencisiydi. Son yılının bitmesine ve mezun olmasına sadece aylar kalmıştı. Metro durağına inen yürüyen merdivenleri görene kadar normal hızda yürümeye devam etti. Yürüyen merdivenler gözüne çarpar çarpmaz adımlarını hızlandırdı. İzem dışarıdan çok sert görünürdü. Bakışları her zaman insanlara nefretle bakardı. Oysaki sıcakkanlı biriydi. Sevdiklerine karşı çocuksu olurdu. Merhametli ve sevecendi. Soğuk olduğu insanlara acımazdı. Metro durağına geldiğinde metro gelmişti bile. İnsanlar birbirlerini ittirerek metroya ulaşamaya çalışıyordu. Sanki birbirlerini itmeseler metroya binemeyecek gibi bir halleri vardı. .....