Kordan bir sokakta,alevden bir elbisenin içinde buzdan gözlere doğru koştu. Gözyaşları boynuna bir idam ipi, ona uzanan eller bir namlu gibiydi.
Koştu. Varacağını sandığı gelecekte, keder onun kaderine bağlandı. Sinsi bir şeytan gibi kanatlarının altında beklediği geçmişi, bileklerine bağladığı zincirlerden kaçmasını engelliyordu.
Korku, vazgeçemediği hüznü; keder, boynundan göğsüne uzanan hançer.
Damarlarında dikenleri zehirden bir sarmaşık, saçlarında kandan parmak izleri vardı.
Concorde.
Vazgeçemediği en büyük hatasıydı.
--:--:--
Hıçkırıklarım boğazımı tırmalamaya başladı. Gözyaşlarım gözlerimin kapılarını zorluyordu. Ellerimi bedenime sararak boş sokakta gezinen karanlığın izini izledim. Kalbimde bir tahta kurusu geçtiği yeri kemiriyordu. Dudaklarımın titrediğini hissettim. Ona ruhumu taşıyamayan dizlerim eşlik etti.
Boğazımdan bir hıçkırık koptu ama dolan gözlerimden hala yaşlar akmıyordu. Varlığında ruhumun yandığı adam, şimdi yokluğu ile her şeyimi donduruyordu.
Onun buzdan gözleri bile içimi ısıtırken gidişiyle ardında bıraktığı boşluk gözyaşlarımı bile dondurmuş gibiydi.
Gökyüzü bir şimşek ile ikiye ayrıldı. Hıçkırığım gürleyen göğe eşlik etti. Ve gökyüzü benim yerime ağlamaya başladı. Kızıl saç telleri yanaklarıma yapışıyor, üstümdeki ince hırka üşüyen bedenimi ısıtmaya yetmiyordu. Üstümde kat kat hırka olsa bile üşüyen ruhumu durduramazdı. Kafamı öne eğdim. Göğsüm acı ile kasılmaya, damarlarımda gezinen tahta kurusu bütün bedenimi kemirmeye devam etti.
Kardeşi Mert için gittiği bir barda seçtiği bir adamdan hamile kalmayı planlayan Duru'nun tek amacı doğacak olan bebeğinin kardeşine nefes olmasıdır.
Duru amacına ulaşır fakat bilmediği şey ise seçtiği adamın karanlık dünyasıdır.