KÜL KOKUSU +18

KÜL KOKUSU +18

  • WpView
    Reads 124
  • WpVote
    Votes 26
  • WpPart
    Parts 7
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Jan 2, 2026
​"Beni aşka inandır o zaman Maral..." ​Üniversitenin ilk günü, kalabalık bir amfide başladı her şey. Bir yanda hayatımın neşesi, can dostum Selin; diğer yanda ise bir sıra önümde, etrafına ördüğü o aşılmaz duvarlarla Uraz. İki koca yıl... Tam 730 gün boyunca onu sadece uzaktan izledim. O, okulun en zengin, en ulaşılmaz ve en karanlık çocuğu; ben ise onun dünyasında varlığı bile fark edilmeyen bir gölgeydim. Bir gün cesaretimi toplayıp karşısına çıktığımda ve ona olan saf sevgimi haykırdığımda, hayatımın en güzel cümlesini fısıldamıştı boynuma: "Beni aşka inandır o zaman..." ​O an inanmıştım. Uraz'ın o buz dağı andıran ruhunun altında, keşfedilmeyi bekleyen bir adam olduğuna inanmıştım. ​Ama yanılmışım. ​ Hayatımı devam ettirebilmek için girdiğim o lüks kafede, patronumun oğlu olarak karşıma çıkan o adam; benim iki yıl boyunca sevdiğim çocuk değildi. O gece, deponun o mide bulandırıcı ışıkları altında, başka kadınların dudaklarında kendi ruhunu kirleten, bana en ağır hakaretleri savuran bir canavardı. ​Şimdi bir yanda yanağımda bıraktığı o sahte buse, diğer yanda gururumu yerle bir eden o zehirli sözleri... ​Uraz benden onu aşka inandırmamı istemişti. Ama asıl soru şuydu: İçine düştüğü bu bataklıktan kurtarabilir miydim? Yoksa o karanlık beni de mi yutacaktı? ♡♥︎ ​
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem)
  • Gözler Aynı Sen
  • ASENA
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • RUH-U REVAN
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines