Amatias (Ara verildi)

Amatias (Ara verildi)

  • WpView
    Reads 452
  • WpVote
    Votes 43
  • WpPart
    Parts 13
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Apr 15, 2023
Amatias taşı insanlığın doğuşundan beri o güne kadar sadece iki kere görülmüştü. birincisinde insanlar ve doğa arasında huzur yaratmış ve yarattığı huzur yüzyıllar boyunca dünyada kalmıştı. ikinci doğuşunda birbirlerini katleden insanlar arasında barışı getirmek için yeniden kendisine taşıyıcı seçmiş ama taşıyıcısı amatias taşının bu amacını mahvetmişti. sonucunda büyük bir facia olmuş ve insanların hafızalarında değişiklikler meydana gelmişti. faciadan sonra yok olmanın eşiğine gelen insanlık ırkı yeniden bir olmuş ve yükselmişlerdi. ancak bu sadece daha fazla sorunu getirmişti. artık hem doğaya hem de birbirlerine zarar veriyorlardı. Amatias taşının bir kez daha gelmesi gerekliydi.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  •  Sonu K�ötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • KORDELYA
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ +18-Tamamlandı-
  • Kanlı Lordun Gelini
  • FIRTINA ZAMANI
  • KIZIL GECE

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines