O Zamanlar Konuşuyorduk
  • Reads 31
  • Votes 1
  • Parts 1
  • Reads 31
  • Votes 1
  • Parts 1
Ongoing, First published Feb 16, 2015
ÖNSÖZ SALT006-
O zamanlar konuşuyorduk, Türkiye kültür ortamında özgül dönemlerin belirginleşmesini sağlayan, kırılma anları oluşturan, tarihsel öneme sahip üç sergiyi araştırma çabalarının görselleştirilmesine yönelik bir çalışma. 1990’lı yılların ilk yarısında düzenlenmiş Elli Numara: Anı/Bellek II; GAR ve Küreselleşme-Devlet, Sefalet, Şiddet sergilerine odaklanan ve SALT Araştırma’nın katılımcıların desteğiyle sürdürdüğü araştırma projelerinin bir ürünü olan sergi, aynı zamanda kurumun bu çerçevede hayata geçirdiği ilk deneme. Geçmişe yönelik belgelerin bir arada bulunmaması ve araştırmacıların toplu olarak arşivlere erişebileceği başvuru kaynaklarının kısıtlı olması, bizi bir arşiv oluşturmaya yöneltti. 
O zamanlar konuşuyorduk da bir arşiv projesi olarak başladı. Aradan yaklaşık 20 yıllık, çok uzun sayılamayacak bir süre geçmesine rağmen söz konusu üç sergiye ait bilgi ve belgeler bir arada değildi. Arşivlemenin başlaması, uzun bir araştırma evresini gerektirdi. Ortalama iki yıl boyunca, bu sergilere katılmış sanatçılarla, sanatçı asistanlarıyla ve sergilerin küratörleriyle görüşerek ilgili bilgi ve belgeleri bir araya getirdik. Arşivleme amacıyla başlattığımız bu süreç, araştırma ilerledikçe bu kişiler arasında koordinasyon sağlama ve onları tekrar buluşturmayı da kapsayan bir çalışmaya dönüştü. Proje, onların desteği ve yönlendirmesiyle yürütülen araştırmalar sonucunda ortaya çıktı. Üç sergiden geriye kalanların yeniden sunumu olarak başlatılan O zamanlar konuşuyorduk, tamamlanmış bir çalışma değil; zaman içerisinde kendi arşivini oluşturmaya ve gelişmeye devam edecek. Tüm bu süreçler boyunca bizi destekleyen, ellerindeki arşiv malzemeleri ve hatırladıklarını bizimle paylaşan, projeyi beraberce var ettiğimiz herkese en içten teşekkürlerimi sunuyorum. 
Sezin Romi
All Rights Reserved
Table of contents
Sign up to add O Zamanlar Konuşuyorduk to your library and receive updates
or
#232araştırma
Content Guidelines
You may also like
Geceyi Yaran Kadın •FSM | Yenileniyor  by -VESTA-
6 parts Ongoing
Buyur, Kayra. Mektubunu aldım. Beni görmeyi dilemişsin." Evet, evet diledim. Ama neden diledim? Bilmiyorum. Sefer için şans dilemeye geldim falan desem? E adam zaten kazanacak biliyorum. Neyse konuşurken düşünürüm. "Yüce Padişahım, huzurunuzda bulunma bahtiyarlığına erdim. Yarın sefere çıkacağınızı işittim, sizi uzun süre göremeyeceğimi biliyorum. Bu nedenle sizi son kez görmek istedim." Sarı Çiyan'dan bahsetmedim. Onun cezasını kendim veriyordum. Hem, bu kadar küçük bir olay için ispiyoncu olmak hoş olmaz. Mehmet, hafifçe gülümsedi ama gözleri hâlâ düşünceliydi. Dirseklerini kolçağa dayadı, parmaklarını birbirine kenetledi. "Son kez görmek mi?" diye sordu, başını yana eğerek. "Sefere çıkıyorum diye öyle mi diyorsun? Yoksa bir daha buraya çağırılmayacağını mı düşündün?" Ne demem gerektiğini bilemedim. Yalnızca gözlerinin içine bakarak gülümsedim. "Yüce Padişahım, ne haddime. Sadece sefere giden her asker gibi sizin de uğurlanmayı hak ettiğinizi düşündüm." Kaşlarını hafifçe çattı ama gözlerinde keskin bir ifade yoktu. Sanki düşünceleri başka bir yerdeydi. Sonra başını salladı, ellerini çözdü ve sırtını koltuğa yasladı. "Uğurlamak mı? Peki, nasıl uğurlayacaksın?" Bu bir sınav mıydı? Yanıtımı tartıyor muydu? Ses tonunda hafif bir alay sezdim ama asıl niyetini anlamak güçtü. "Size dualarım ve iyi dileklerimle, hünkârım." Gözleri kısıldı, dudaklarında belli belirsiz bir gülümseme vardı. "Dualarını esirgemeyeceğini bilirim, Kayra. Ama senin uğurlaman biraz daha... özel olabilirdi, değil mi? Sonuçta, benimle görüşmeyi talep etmeden de dua edebilirdin."
GAYRİMEŞRU PRENSES by kayipyazar13
55 parts Complete
Gayrimeşru bir prensesten kraliçeliğe gidilen meşakkatli bir yol... En büyük varisi ölen kral, kızını öldürmeye çalışan küçük oğlunu sürgün ediyor, eşi kraliçenin ise bütün haklarını elinden alıyor. Yıllarca halktan ağıza alınmayacak sözler işiten prenses gün geliyor o saraya hakettiği ünvanı almaya gidiyor. Lanetli olduğunu söyleyenler, annesini büyücüklükle itham edenler ve türlü türlü suikast girişimlerinin ardından hakkı olan tacı kazanıyor. Omuzları yukarıda, başı dik ve istikrarlı. Beatrice her zaman pusuda. 🏹🏹🏹 "Prensesi koruyun!" Muhafızlarımın bağırışlarıyla at arabamdan başımı çıkardım. "Neler oluyor?" İçlerinden biri titreyen parmaklarıyla ağaçların arasından arkasındaki on beş kılıçlı adamla fırlayan adamı gösterdiğinde gelene baktım. İlk gördüğüm şey bir şahin kadar delici bakışları oldu. Vahşi çehresinde gözlerim gezindi. Sol şakağından yanağına inen derin bıçak yarası vardı. Kim yaptıysa gözünü ıskalamıştı. Yazık. Yeleğinden çıkardığı bıçağı elinde ustalıkla döndürerek bana doğru nişan aldı. Korkuyla gözlerimi açtım. Yüzümün yanına, at arabamın tahta kapısına saplanan bıçak saplandığı yerde titrerken içime dolan öfkeyle bana suikast düzenleyen adama baktım. "Prenses Hazretleri," dedi tükürürcesine. "Benimle geliyorsunuz." Kapıyı açıp uzun eteğime inat arabadan atladığım gibi tahta kapıya saplanmış bıçağı çekip çıkarttım. Kollarını göğsünde kavuşturarak sırtını arkasındaki ağaca dayadı. Bana küçümseyerek baktı. Onun yaptığı hareketleri taklit ederek, fakat daha büyük bir ustalıkla, bıçağı elimde döndürdüm ve nişan alarak fırlattım. Onun aksine ıskalamamış, kulağının hemen dibine, ağaca isabet ettirmiştim. Yanağına yaslı duran bıçağa yan gözle baktı. Onu alayla süzdüm. "Gel ve al korkak!" #1 kraliçe
You may also like
Slide 1 of 10
Geceyi Yaran Kadın •FSM | Yenileniyor  cover
İkinci Yaşam 1-2 cover
Bana Aitsin (Tarihi aşk serisi 1) cover
Bir Erik Meselesi cover
Dük ile Beş Çayı cover
MAYIS GÜNEŞİ (tamamlandı) cover
Namus Müşkülü cover
GAYRİMEŞRU PRENSES cover
VANİA  KRALLIĞI cover
Cariye'nin İkinci Hayatı cover

Geceyi Yaran Kadın •FSM | Yenileniyor

6 parts Ongoing

Buyur, Kayra. Mektubunu aldım. Beni görmeyi dilemişsin." Evet, evet diledim. Ama neden diledim? Bilmiyorum. Sefer için şans dilemeye geldim falan desem? E adam zaten kazanacak biliyorum. Neyse konuşurken düşünürüm. "Yüce Padişahım, huzurunuzda bulunma bahtiyarlığına erdim. Yarın sefere çıkacağınızı işittim, sizi uzun süre göremeyeceğimi biliyorum. Bu nedenle sizi son kez görmek istedim." Sarı Çiyan'dan bahsetmedim. Onun cezasını kendim veriyordum. Hem, bu kadar küçük bir olay için ispiyoncu olmak hoş olmaz. Mehmet, hafifçe gülümsedi ama gözleri hâlâ düşünceliydi. Dirseklerini kolçağa dayadı, parmaklarını birbirine kenetledi. "Son kez görmek mi?" diye sordu, başını yana eğerek. "Sefere çıkıyorum diye öyle mi diyorsun? Yoksa bir daha buraya çağırılmayacağını mı düşündün?" Ne demem gerektiğini bilemedim. Yalnızca gözlerinin içine bakarak gülümsedim. "Yüce Padişahım, ne haddime. Sadece sefere giden her asker gibi sizin de uğurlanmayı hak ettiğinizi düşündüm." Kaşlarını hafifçe çattı ama gözlerinde keskin bir ifade yoktu. Sanki düşünceleri başka bir yerdeydi. Sonra başını salladı, ellerini çözdü ve sırtını koltuğa yasladı. "Uğurlamak mı? Peki, nasıl uğurlayacaksın?" Bu bir sınav mıydı? Yanıtımı tartıyor muydu? Ses tonunda hafif bir alay sezdim ama asıl niyetini anlamak güçtü. "Size dualarım ve iyi dileklerimle, hünkârım." Gözleri kısıldı, dudaklarında belli belirsiz bir gülümseme vardı. "Dualarını esirgemeyeceğini bilirim, Kayra. Ama senin uğurlaman biraz daha... özel olabilirdi, değil mi? Sonuçta, benimle görüşmeyi talep etmeden de dua edebilirdin."