YAĞMA YAĞMUR

YAĞMA YAĞMUR

  • WpView
    Reads 23
  • WpVote
    Votes 3
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Thu, Dec 22, 2022
'Gökyüzünü tekrardan renklendirelim mi? Tıpkı küçükken sevdiğin gibi. Gel beraber bu defa anlamlandıralım gökyüzünü. Çok sevdiğim aydınlık gökyüzüm bana karanlık olmuşken, her şey anlamını yitirmişken o bana 'tekrardan renklendirelim mi?' dedi. Hiç tanımadığınız, bilmediğiniz bir insan size gelip mahvolmuş geçmişinizi temizlemek için, sevdiğiniz şeyleri tekrar sevebilmeniz için size gelirse ne yapardınız? Geçmişi, her şeyi unutup elinden tutup gider miydiniz? Yoksa geçmişe takılı kalıp hayatınızın daha ne kadar kötü olacağını seyreder miydiniz? Bu gökyüzünde birleşen bir aşkın hikayesi. Bir şeyi tekrar sevebilir miyiz? Ona daha da sıkıca bağlanabilir miyiz? Her şeyimizle geleceğimize yön verebilir miyiz? Bu bizim geçmişimiz ve geleceğimizin hikayesi ve burada her şeyin bir nedeni vardır... Burası bizim gökyüzü hikayemiz. 'Gökyüzüne her baktığımda seni hatırlıyorum, bu yüzden hiç aklımdan çıkmıyorsun.'
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Sessiz Yemin
  • Vatan Uğruna
  • Karven
  • Halısaha |texting
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA (Tamamlandı)

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines