Sessizliğin Sessiz Sesi

Sessizliğin Sessiz Sesi

  • WpView
    LECTURES 1,201
  • WpVote
    Votes 91
  • WpPart
    Chapitres 12
WpMetadataReadEn cours d'écriture
WpMetadataNoticeDernière publication lun., avr. 8, 2024
"Bir insanın seni sevebileceğine inanıyor muydun?" Hissettiğim ağırlıkla derin bir nefes aldım. "Benim bir insanı sevebileceğime inanıyordum." ---------------------------------------------------- "Adın ne?" Uzun saçlarını arkaya itekledi. "Zemheri." Gözlerinin içi parladı. "Zemheri? İsmin çok güzel, bende Efsa." "Çok güzel, Efsa." Kaşlarını çattı. "İsmim mi?" Başını alayla iki yana salladı. "Gözlerin." ---------------------------------------------------- Efsa Mizgin... Herkesin adını ağıza almaktan korktuğu, lakin saygıyla telaffuz ettiği o isim Efsa Mizgin'di. Bazen bir bakışı, bazen ise bir hareketiyle her şeyi toparlayabilirdi fakat kendini nasıl toplayacaktı? "Kaderimizi baştan yazabilseydik, ilk sayfadan yırtıp atardım." ---------------------------------------------------- Zemheri Alakan... İhanet ettiği birçok şey vardı. Birçok isim, birçok hatıra, birçok söz. Lakin, kalbinin yankılanan sesine ihanet edemiyordu. Bir gün o da olur muydu? Kalbinin sessizliği de bir sesti çünkü. "İyileşmenin verdiği hissi tadabilmek için hasta olmayı göze alırdım."
Tous Droits Réservés
#172
güçlükadın
WpChevronRight
Rejoignez la plus grande communauté de conteursObtiens des recommandations personnalisées d'histoires, enregistre tes préférées dans ta bibliothèque, commente et vote pour développer ta communauté.
Illustration

Vous aimerez aussi

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • Sirayet|Texting
  • ALİN | Gerçek Aile
  • KORKUT / bxb
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • Mafyaymısmıs

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

Plus d’Infos
WpActionLinkDirectives de Contenu