Story cover for VAYEM by kivircikkizinkalemi
VAYEM
  • WpView
    Leituras 3,535
  • WpVote
    Votos 174
  • WpPart
    Capítulos 12
  • WpView
    Leituras 3,535
  • WpVote
    Votos 174
  • WpPart
    Capítulos 12
Em andamento, Primeira publicação em dez 27, 2022
Maduro
O benim yıllarıma bir zincirdi. O benim kaderime takılan bir kelepçeydi.

Beni kucağına aldı ve derince öpmeye devam etti. Üstümüzdeki kıyafetler fazla geliyordu artık. Yok olsunlar istiyordum.

''İkimizde çok alkollüyüz.'' dedim nefes nefese. Yüzümü inceledi. Beni çalışma masasına oturttu. ''Yarın hatırlamayacağız bile.'' 

Hatırlayacaktık.

Tekrar dudaklarına kapandım. Şaşkınlıkla duraksadı ama istediğimi anlayınca devam etti. 

Eli elbisemin fermuarına gitti. Aynı zamanda da gömleğinin düğmelerini açmaya başladım.

"Çok güzelsin.'' dedi çıplak vücuduma bakarken. ''Git gide daha da akıl almaz bir güzelliğe ulaşıyorsun Dila.'' 

Konuşması bile nefesimi sıklaştırıyordu. 

''Hep böyle güzel konuşmuyorsun.'' dedim kıkırdayarak. 

''İzin vermiyorsun. Hep burnunun dikine gidiyorsun-'' Tekrar dudaklarına asılıp düğmeleri açılmış olan gömleğini bir çırpıda çıkardım. 

Zorla geri çekilip, bir adım geriye gitti. Pantolonunu çıkarırken bir saniye gözlerini ayırmadı gözlerimden.

''Şimdi söyle bakalım; yedi yıl içerisinde, kaç adamla birlikte oldun?''

___________

Vayem 30 Aralık 2022 itibariyle tüm platform da bu isimle yayınlanan ilk ve tek kitaptır.
Todos os Direitos Reservados
Inscreva-se para adicionar VAYEM à sua biblioteca e receber atualizações
ou
Diretrizes de Conteúdo
Talvez você também goste
AZE, de kelebekleroldu1
32 capítulos Em andamento
"Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
KADERİN SANCILI AĞI | AİLE, de aygununhikayeleri
15 capítulos Em andamento
KADERİN SANCILI AĞI🩶 Yazgı, on sekiz yaşına bastığı günün hemen ertesi, nefret ettiği bir adamla; Özgür Soykan'la zorla nişanlandırılacağını öğrenir. Ardından da, istemediği bir evliliğe sürükleneceğini... Kaçmaktan başka çaresi kalmadığında soluğu, yıllardır uzağında kaldığı gerçek annesinin yanında alır. Ancak onu orada da bekleyen tek şey hayal kırıklığıdır. Adını bile bilmediği babasını bulmak için çıktığı yolculuk sonuçsuz kalır. Babasının annesine aldırmasını söylediği bebeğin aslında doğduğundan, yani kendisinden habersizdir. Zaten babasının sevdiği kadından olan çocukları vardır ve kendi varlığını sadece fazlalık olarak görür. Düğün günüyse kafasına sıkmayı çoktan planlamıştır. Ama herkesin sırtını döndüğü, umudun tamamen tükendiği o nişan gecesinde beklenmedik bir mucize olur: "Ben Kürşat Zevher. Zorla nişanlandırmak istediğiniz bu kızın gerçek babasıyım." Bir cümle... Ve Yazgı'nın hayatı bir gecede altüst olur. Ankara'dan İstanbul'a uzanan bu yeni yolculukta; annesinin geçmişte yaptıkları, ailesinin dağılmasından onu sorumlu tutan kardeşleri, ve peşini bırakmayan Özgür Soykan, genç kızın kaderine örülmüş sancılı ağın yalnızca başlangıcıdır... Yazgı, henüz başına geleceklerden habersizdir. "Wattpad'de, Kaderin Sancılı Ağı adı ile yazılmış ilk kurgudur." Hikaye kapağı; @nisannnur 🩶
Talvez você também goste
Slide 1 of 10
AZE cover
SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting cover
KADERİN SANCILI AĞI | AİLE cover
MEHİR(Gerçek Ailem) cover
BALLICA MAHALLESİ cover
ASENA cover
Lise Son | Texting cover
Hesaplanamayan Ayrılık  cover
Divane •Text• cover
Abilerim cover

AZE

32 capítulos Em andamento

"Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.