DÖRT ELEMENT Ateş ve Su |Düzenleniyor|

DÖRT ELEMENT Ateş ve Su |Düzenleniyor|

  • WpView
    Reads 6,644
  • WpVote
    Votes 280
  • WpPart
    Parts 12
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Sep 1, 2015
"Dostluk, aile, aşk... Bazen bu üçü için yapabileceğim tüm fedakarlıkları yapmak istiyorum. Ben onlara bir cevap borçluyum. Bir seçim yapmam gerekli iyilik ve kötülük arasında, sadece tek bir seçim... Aklıma gelen tek bir fedakarlık var..." "Seni öpmem! Asla!" diye bağırdım. Evime benden habersiz giren bi adamı öpecek halim yok ya? "Sarılsan yeter." "Hayır." dedim kısaca. Ne kadar sarılmak istesemde hayır demeliydim. Sarılmaya ihtiyacım vardı şu an ama evime izinsiz giren bir adama değil. Ben bunları düşünürken elimi tuttuğu gibi çekti ve kollarını belime doladı. Bir anlık şok geçirdim. Her şey çok hızlı geliştiği için karşılık veremedim. Sonra bende kollarımı boynuna doladım. Kafasını saçlarımın arasına gömdü. Bende aynısını yaptım ve kokusunu içime çektim. Çok güzel kokuyordu. Böyle şey gibi... mmm... yağmur sonrası ıslanan toprak gibi. Ve bu benim en sevdiğin kokuydu.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • KROM VE KEMİK
  • Vortaris
  • Albay Kızı
  • DUHUL
  • ŞAHMARANLAR ( AŞİRET AİLEM )
  • KIYAMET TOHUMLARI
  • YAPAY KALP +21
  • Asena deniz (gerçek ailem)
  • On Üçüncü Pay
  • NEHY-KİMSEDEN SONRA | DİSTOPYA

"Yukarıda, bulutların üzerindeki o steril fanusta yaşayanlar için hayat bir oyundu. Aşağıda, çamurun ve pasın içindeki bizler içinse sadece nefes alma savaşı." Adım Yenal. Ama bu lanet şehrin arka sokaklarında, neon ışıklarının altında bedenimi ve yumruklarımı satarken herkes bana Nox der. Kurallarım basitti: Asla güvenme, asla yalvarma ve tek varlığım olan kardeşini hayatta tut. Ta ki o geceye kadar. Pars... Şehri yöneten Konsorsiyumun tek varisi. Damarlarında kan yerine sıvı altın akan, insanlara baktığında sadece fiyat etiketleri gören o kibirli prens. Beni o kulüpte, ayaklarının dibine atılan paraları toplarken izledi. İğrendi. Aşağıladı. Ve sonra, hayatımın iplerini eline aldı. Kardeşimi yaşatmak için, nefret ettiğim o adamın dünyasına girmek zorundayım. O, beni satın aldığını, bana sahip olduğunu ve irademi kırabileceğini sanıyor. Beni evcilleştirebileceğini sanıyor. Ama unuttuğu bir şey var: Sokaklar, saraylara benzemez. Ve biz sokak köpekleri, tasmamız ne kadar sıkı olursa olsun, ısırmaktan vazgeçmeyiz. Biri kromdan bir tanrı, diğeri etten ve kemikten bir isyancı. Biri yok etmeye, diğeri hayatta kalmaya yeminli. Mülkiyet yasaları, kalbin ritmini durdurabilir mi?

More details
WpActionLinkContent Guidelines