Düşmana ihtiyacı yok, içindekinin nefreti ona yetiyor. İçinde kendi katiliyle yaşamak, her gece başını koyduğun yastıkta boğulmak ve boğazına sarınan ellerin sahibi olmak; kendinin düşmanı olmak.
Işık Kaleni, bir eylül gecesi uyuduğu kabustan bir türlü uyanamıyor; yeterince güçlüysen her kabustan uyanırsın demişti abisi, abisi yok.
Işık Kaleni, gölgesine sığınabileceği tek insanı da kaybettikten sonra; kaybedecek hiçbir şeyi olmayan kız. Geçmişten gelen bir adamla birlikte çıktığı yolculukta, geçmediğini öğreniyor; hiçbir şeyin.
❧
"Şimdi bu acı çok tanıdık, izi kalmış.
Yıllar sonra bile geçmeyen.
Şimdi gözlerimin önündeki enkaz, paramparça.
Parçaları tanıdım.
Hepsi benden.
İki mektup, bir çerçeve.
Sol bileğinde; hiç geçmemek üzere ve artık ölmek üzere.
Şimdi bu son acı küçüğüm."
❧
Daha fazlası için bu evrene davetlisin.
.
Instagram: llettermoon
Hayatın ne getireceğini hiçkimse bilemezdi.
Yüzleştiği ihanetin sonucunda yıllarını içeride yitirmiş bir adam özgürlüğüne kavuştuğunda karşılaşacağı sürprizden habersizdi. Yıllar ondan birçok şey götürdüğünü düşünüyordu: neşesini,inancını ve merhametini. Peki gerçekten öyle miydi, karşılaştığı manzaraya kayıtsız kalabilecek miydi?
"Nasıl? Nasıl yani?" konuşurken kekelememe engel olamamıştım. Duyduklarım karşısında vücudumdaki bütün kanın çekildiğini hissediyordum.
Ben hâla duyduklarımı anlamlandırmaya çalışırken karşı tarafta polis memurunun her şeyin kontrol altında olduğunu hissettirmeye çalışan konuşması devam ediyordu.
"Kendisi ekiplerimiz tarafından karakol civarında bulundu. Üzerinde telefon numaranızın bulunduğu mektup sayesinde sizlere ulaştık. Şu an karakolumuzda, durumu iyi. Uygunsanız gelip teslim alabilirsiniz."