ŞAH WHİTE

ŞAH WHİTE

  • WpView
    Bacaan 616
  • WpVote
    Undian 17
  • WpPart
    Bahagian 3
WpMetadataReadMatangSedang Ditulis
WpMetadataNoticeTerakhir diterbitkan Jum, Mac 29, 2024
Tak...Tak...Tak... Havaalanının kalabalık koridorunda genç kadının topuklu ayakkabı sesleri yankılanıyordu. Kadının gözünü hırs, intikam ve nefret bürümüştü. İnce ve zarif topuklu ayakkabısını; sanki yer düşmanıymış gibi, sağlam ve hırsla yere vuruyordu. Siyah kumaş ceketi, ceketin takımı olan kumaş pantolonu ve onu tamamlayan Fransız model beyaz fötr şapkası ile tam bir İstanbul hanımefendisini andırıyordu . Amacına odaklanmış, herşeyden haberi varmış, tüm ipler onun elindeymiş gibiydi. Yanıldığını çok geç fark edecekti ve bu yanılgının bedelini ağır ödeyecekti Uzakta kadını izleyen silüet Zafer kazanmış gibi gülümsedi, Belki de kazanmıştı. Bu oyunun; iki oyuncusu, iki güçlü veziri vardı. İkisi de şah için oynuyorlardı. Kim bilir belki iki şaha, belki iki piyona dönüşürlerdi . Oyunun taşları yeniden dağıtılacak taşlar yeniden seçilecekti ve kimin kim olacağını zaman gösterecekti. . . . (Noktalama işaretleri yanlışlarına takılmayın profesyonel değilim kafa dağıtmaya geldim. Lütfen kırıcı yorum yapmayın, eleştiri güçlendirir ama kırıcı yorum heves kırar. İyi okumalar...)
Hak Cipta Terpelihara
Jom sertai komuniti bercerita terbesarDapatkan rekomendasi cerita yang diperibadikan, simpan cerita kegemaran anda ke dalam Pustaka anda, serta beri komen dan undi untuk mengembangkan komuniti anda.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • Sirayet|Texting
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Mafyaymısmıs
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • KORKUT / bxb
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

Maklumat lanjut
WpActionLinkGaris Panduan Isi