Onlar günahkâr, onlar lanetli, onlar tüm iyi şeylerin zıttı. Denir ki; o kasabanın sokakları kan kokar, o kasabaya giriş var ama çıkış yoktur. Denir ki; o kasabanın nehri kan ağlar, kundaktaki bebekler, o nehirde katledilmiştir. Denir ki; o kasabaya gidersen ölme ihtimalin, hayatta kalma ihtimalinden daha yüksek. Fakat hayatta kalırsan da ölme ihtimalinin gerçekleşmesi için her gün Tanrıya dua edersin. Çünkü tek kurtuluşunun bu olduğunu düşünürsün.
Dedektif Edward Smith yıllardır görmediği annesinin ölüm haberini bir mektup ile alır. Ani bir karar ile annesinin cinayetini çözmek için insanların, oradaki insanları ölüme terk ettiği Fox kasabasına doğru yolculuğa çıkar. Bu esnada eskiden kasabada yaşamış yaşlı bir adam ile tanışır. Yaşlı adam, 31 Ekim 1972 yılında yaşanan katliamdan ve katillerden bahseder. Dedektif Edward Smith, yaşlı adamın anlattıklarının hiçbirine inanmaz. Fakat kasabada gördüğü ceset onun düşüncelerini yerle bir eder. Çünkü onlar geri dönmüştür.
Lanet kasabada mı, yoksa laneti doğuran, orada yaşayan insanlar mı?
Yıllar önce başlayan bir ayrılık hikayesi.
Daha doğduğu gün ölüm emri verilen bir kız.
Sırlarla dolu bir hayat.
Nefret duyulan bir beden ve sevgiye muhtaç bir kalp.
Yıllardır dedeleri tarafından kadınlara karşı bir nefretle büyüyen dört abi ve bir kardeş .
Kız çocuklarını bir utanç kaynağı olarak gören bir baba.
Yıllardır öldüğünü bildiği kızı için içi yanan bir anne.
Ve ailenin değerini bilen masum bir kız.
Peki sizce bu sekiz kişi onca engele rağmen aile ola bilecek mi?
"Aşiretmiş " sırf kız çocuğu olarak doğduğu için bilinmeyen biri tarafından ölüm emri verilen lakin ağasının emrine rağmen bir masuma kıyamayan bir kahya ile başlayan bir gerçek ailem kurgusudur.