Story cover for 19.47 by Bay-Edward
19.47
  • WpView
    Reads 5
  • WpVote
    Votes 1
  • WpPart
    Parts 1
  • WpView
    Reads 5
  • WpVote
    Votes 1
  • WpPart
    Parts 1
Ongoing, First published Feb 04, 2023
Onlar günahkâr, onlar lanetli, onlar tüm iyi şeylerin zıttı. Denir ki; o kasabanın sokakları kan kokar, o kasabaya giriş var ama çıkış yoktur. Denir ki; o kasabanın nehri kan ağlar, kundaktaki bebekler, o nehirde katledilmiştir. Denir ki; o kasabaya gidersen ölme ihtimalin, hayatta kalma ihtimalinden daha yüksek. Fakat hayatta kalırsan da ölme ihtimalinin gerçekleşmesi için her gün Tanrıya dua edersin. Çünkü tek kurtuluşunun bu olduğunu düşünürsün.  

Dedektif Edward Smith yıllardır görmediği annesinin ölüm haberini bir mektup ile alır. Ani bir karar ile annesinin cinayetini çözmek için insanların, oradaki insanları ölüme terk ettiği Fox kasabasına doğru yolculuğa çıkar. Bu esnada eskiden kasabada yaşamış yaşlı bir adam ile tanışır. Yaşlı adam, 31 Ekim 1972 yılında yaşanan katliamdan ve katillerden bahseder. Dedektif Edward Smith, yaşlı adamın anlattıklarının hiçbirine inanmaz. Fakat kasabada gördüğü ceset onun düşüncelerini yerle bir eder. Çünkü onlar geri dönmüştür. 

Lanet kasabada mı, yoksa laneti doğuran, orada yaşayan insanlar mı?
All Rights Reserved
Sign up to add 19.47 to your library and receive updates
or
Content Guidelines
You may also like
𝐀𝐃𝐈𝐍 𝐇𝐀𝐋𝐀 𝐑𝐄𝐏𝐋𝐈̇𝐊𝐋𝐄𝐑𝐈̇𝐌𝐃𝐄  by ozanakbabaxz
54 parts Ongoing
​Aynı sokakların tozunu yutmuş, aynı yağmurlarda ıslanmışlardı; ama kalpleri birbirine hep bir mevsim geç kalmıştı. Ozan, Kars Kalesi'nin vakur ve dondurucu sessizliğinde kendi yalnızlığını emzirirken; Sinem, İzmir'in kordon boyunda, denizin tuzuyla yıkanan yarım kalmış bir rüyanın içindeydi. Onlarınki sadece bir mesafe hikayesi değildi; hayatın ördüğü duvarların hikayesiydi. ​Ozan, başka bir kadının imzasını taşıyan bir evliliğin soğuk odalarında yankılanan bir sessizlikti. ​Sinem ise kalbini bir başkasına emanet etmiş ama ruhunu hep o eksik parçada bırakmış bir sığınmacıydı. ​Aşkları, nefretin en koyu tonuyla beslendi. Önce birbirlerinden kaçtılar; çünkü birbirlerinde gördükleri şey, vazgeçmek zorunda kaldıkları hayalleriydi. Kars Kalesi, onların imkansızlığının şahidiydi. Karlar altında kalan o devasa taşlar gibi, duyguları da buz tutmuştu. Ancak İzmir'e uzanan o gizli yollar, buzları eritmeye yetti. İzmir'in neşesi, Kars'ın hüznüne çarptığında; nefret yerini tutkuya, sitem yerini teslimiyete bıraktı. ​"Sen Kars'ın hiç bitmeyen kışıydın, ben İzmir'in hiç dinmeyen rüzgarı. Biz aynı cümlenin içinde yan yana gelemeyen, ama noktası aynı yere konan iki devrik hikayeyiz." ​Yıllarca aynı şehirde nefes alıp, birbirinin içinden geçip giden ama asla dokunamayan iki ruhun, geç kalmışlıkları üzerine kurulu bu destan; şimdi yasak bir sevdanın küllerinden yeniden doğuyor.
You may also like
Slide 1 of 10
𝐀𝐍𝐊𝐀 𝐊𝐔𝐒̧𝐔 𝐃𝐄𝐒𝐓𝐀𝐍𝐈  cover
Mardin'de Bir Sır cover
Dokunursam Yanarsın [BxB] cover
SOYADINDA ZİNCİR cover
ÂFİTAP cover
Hata cover
𝐀𝐃𝐈𝐍 𝐇𝐀𝐋𝐀 𝐑𝐄𝐏𝐋𝐈̇𝐊𝐋𝐄𝐑𝐈̇𝐌𝐃𝐄  cover
CÜDA VİSALİ / GERÇEK AİLEM  cover
Cansız Manken (+18) cover
5. seviye cover

𝐀𝐍𝐊𝐀 𝐊𝐔𝐒̧𝐔 𝐃𝐄𝐒𝐓𝐀𝐍𝐈

26 parts Ongoing

Mardin'in zalim kaderine hapsolmuş ağası Cihan, şarkıcı hayallerini bir kurşunun gölgesinde, ilk aşkının anısını ise kalbinde mühürledi. Hayatı boşluktan ibaretken, Kanada'dan gelen abisinin dul eşi Alya ile mecburiyet evliliğine zorlandı. Alya'yı koruma yeminiyle, ona bir eziyet çekercesine dokunmaya kıyamıyordu. ​Fakat en derin yaralar, en tutkulu aşkı doğurdu. Cihan'ın vicdan azabı, Alya'ya duyduğu yakıcı sevdaya yenildi. Kalbi, "Tek aşkım ve bütün kalbimle seviyorum" diye haykırırken, Anka Kuşu misali, sayısız engel ve zorunlu vedadan sonra hep yeniden bir araya geldiler. Tam mutluluğu yakaladıklarını sandıkları an, korkunç bir sır kapılarını çaldı: Öldü sandıkları abisi yaşıyordu! ​Cihan, hayatının en büyük ve en yıkıcı sınavıyla karşı karşıya: Her şeye rağmen kazandığı yasak aşkı Alya'yı mı seçecek, yoksa onu koruma yeminini ettiği ve geleneklere borçlu olduğu ailesini mi?