Yaramaz Kardeşim

Yaramaz Kardeşim

  • WpView
    مقروء 1,910
  • WpVote
    صوت 117
  • WpPart
    فصول 11
WpMetadataReadمستمرّة
WpMetadataNoticeآخر تحديث: أربعاء, سبتـ ١٦, ٢٠١٥
WpInfo
روائيّة
عاطفيّة
Tam evin önüne gelmiş kapıyı çalıcaktım ki kolumu tutan bir el ile sağa doğru savruldum. Karşım da ki kişiye baktım . Tabi ki ondan başkası olamazdı. Kağan !! '' Ne yapıyorsun sen Kağan ! Ya biri görürse '' '' Korkma kimse görmez bizi '' dedi ve güldü. HAlbu ki kameralar herşeyi görüyor. '' Kameraları unuttun galiba şapşal '' dedim ve der demez dudaklarıma kapandı. O sırada bir kıkırdama sesi ile ikimizin kafasıda oraya döndü. Olamaz Eymen !! Kesin bu beni tehtid eder şimdi . '' Seni babama söylicem '' dedi ve koştura koştrura içeri gitti . Daha sonra Kağan bana döndü ve konuşmaya başladı. '' Kardeşin tam bir baş belası '' İşte onların tam bir baş belası kardeşi ile başları dertte , gerisi hikaye de ...
جميع الحقوق محفوظة
انضم إلى أكبر مجتمع لرواية القصص في العالماحصل على توصيات قصص مخصّصة، احفظ قصصك المفضلة في مكتبتك، وقم بالتعليق والتصويت لتنمية مجتمعك.
رسم توضيحيّ

قد تعجبك أيضاً

  • AZE
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • Gözler Aynı Sen
  • RUH-U REVAN
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) - DÜZENLENECEK!
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • ASENA
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

تفاصيل إضافية
WpActionLinkإرشادات المحتوى