
Koridorun sonuna geldiğimizde sağ taraftaki kapıyı açtı beni umursamadan. Kolumdan tuttuğu gibi içeri fırlattığında yine yere yapışmıştım. Başını kaldırıp saçlarımı önümden çektim. Küçücük odada sadece bir tane yatak ve bir tane battaniye vardı. Bakışlarım Kağan'a döndüğünde o da bana bakıyordu. Gözlerinden öfke ve nefret akıyordu resmen. "Artık tutsaksın." Kapı yavaşça kapanırken gözlerimden de aynı yavaşlıkta yaşlar akıyordu. Bir şey diyemiyordum. O gücü kendimde göremiyordum. Yenildiğimi kabul edip sessizce ağlamak tek yapabileceğim şeydi.Tous Droits Réservés