VERA
  • WpView
    Reads 24
  • WpVote
    Votes 2
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Thu, May 23, 2024
Karanlık her yeri sardığında sokakta yürüyen genç kadın tedirgince arkasını döndü. Işten yeni çıkmıştı ve saat oldukça geçti, sokağın başındaki lambanın aydınlattığı alana geldiğinde arkasındaki çöp birikintisinin oradan bir ses geldi. Genç kadının kulağına gelen ses bir bebek ağlamasıydı o tarafa yönelen kadın çöplerin arasına bırakılmış küçük bebeği gördü. Daha yeni doğmuş ve ölüme terk edilmişti, bu soğukta üstünde hiç bir şey yoktu. Kadın paltosunu çıkardı ve bebeğe sardı. Birisini görmek umuduyla etrafına bakındı lakin onu karanlık bir sokak karşılıyordu. Kucağındaki bebeği daha fazla sardı ve evine giden adımlarını daha da hızlandırdı. Genç kadın bebeğin her ağlayışında gözünün önüne gelen acı geçmişle daha fazla sarıyordu bebeği. Hayat acımasızdı bazı anneler çocukları için hayatını feda edebilecekken bazı anne bile demeye dili varmadığı insanlar küçücük bedenleri sokağa atıyordu. Bir an durdu, kafasını gökyüzüne çeviren kadın yavaşça dudaklarını araladı: "Bu sefer ona bir şey olmasına izin vermeyeceğim." diye mırıldandı.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Vatan Uğruna
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Sessiz Yemin
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • Halısaha |texting
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA (Tamamlandı)
  • Karven

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines