Unutulan Umutlar

Unutulan Umutlar

  • WpView
    Reads 141
  • WpVote
    Votes 40
  • WpPart
    Parts 8
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Sep 4, 2023
WpInfo
Fiction
Fantasy
Asena Elis Erkin Aren Deniz Karaca Doğumu geceyi inleten bebek çevresine korkulan şeyi yaşatmıştı. O diyarın iki varisinden biriydi. Sırtında ki iz onun kaderiydi. Kötününde kötüsü onların varlığını tüm diyara unutturdu. İki küçük bebek diyarlarından yaşayacağı güzel anılardan bir kehanet yüzünden mahrum kaldı. Fakat kehanet yalan söylemezdi.Yapılacak belliydi unutulan krallık tekrar ele geçirilecek varisler varlığını yıllar sonra halkın aklına ebediyen kazıyacaktı. ..... "Her şey bitti vazgeç artık!" Olmaz dedim. Kendime güveniyordum. En önemlisi buydu. Diyarın varisi kendine güveniyordu. "Eyer vazgeçmemesi gerekenler vazgeçerse geriye ne kalır..." gözlerinin içine baktım. Cevap vermedi. Ve kendi sorumu kendim cevapladım. "Koca bir hiçlik yaşamak anlamsızlaşır ve bu dünyada ki her canlı ne için yaşar biliyor musun?" ve yine soruma cevabımı verdim. "Düşmanın yüzünde ki yenilgiyi gördüğünde çektiği tüm acıları unutmak için. Kazanma duygusunun hazzını tatmak için." Başımı bir daha aşağı indermemek üzere kaldırdım. Ben yenilen olmayacaktım. Ve yaşama amacımı yerine getirdiğim gün düşmanımın acıyla harmanlanmış yüzüne zevkle bakacaktım.
All Rights Reserved
#125
ejder
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ-Düzenleniyor-
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • Kanlı Lordun Gelini
  • FIRTINA ZAMANI
  • KIZIL GECE
  • KORDELYA

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines