ATEŞİN RUHLARI

ATEŞİN RUHLARI

  • WpView
    Reads 1,299
  • WpVote
    Votes 136
  • WpPart
    Parts 14
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Feb 8, 2026
Ateş yanarsa ne olur? Yeniden doğarsın? Ya ben ölümsüzsem? O zaman ölürsün... Sadece okumak istemiştik... Sadece okuyup, meslek sahibi olmak, iyi bir yerlere gelmek istemiştik. Ama hayatın bizim için farklı planları vardı... Çocukluklarında beri beraber olan altı kız okumak için başka bir şehire giderler. Kaldıkları yurt karışıktır ve aralarına iki erkek daha katılır. Güzel bir hayat yaşayan kızlar birden hayatlarını baştan aşağı değiştirecek bir olayla karşılaşır. Bundan sonra sade hayatları hiçte sade olmayacaktır. Yapacakları seçimler ve davranışlar hayatlarını baştan yazacaktır. Bundan sonra yapmaları gereken sadece hayatta kalmaktır.* Siz daha önce hiç bir ateşi hissettiniz mi? Ruhunuz ona dokundu mu? Ateş ne kadar sıcaksa kalbiniz o kadar dondumu? Ruhunuz onu kendinden sandımı? Ya da sadece izleyip geçtiniz mi? Bir Anka kuşu düşünün. Kendileri ateşten oluşmuştur. Ölmeye yakın oldukları zaman da kendilerini tekrardan ateşten yaratırlar. Hayat hiç ummadığınız yerlerden sizi yakabilir. Anka kuşu da ne kadar yeni den doğsada ölmeye mahkumdur. Unutmayın ki öldüyseniz veya ölmeye yakınsanız ateşin sizi tekrardan yaratmasına izin verin. Onu hissedin...
All Rights Reserved
#516
roman
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • Mafyaymısmıs
  • ALİN | Gerçek Aile
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • KORKUT / bxb
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • Sirayet|Texting

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines