Olympos koruyucuları

Olympos koruyucuları

  • WpView
    Reads 458
  • WpVote
    Votes 40
  • WpPart
    Parts 10
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Jun 24, 2023
WpInfo
Fiction
Fantasy
Sırtı bana dönük şekilde duruyordu , boyu uzundu fakat onun karanlığına ters olarak parıldayan sapsarı saçları vardı. Elleriyle önünde bir şey tutuyordu ve kafası öne eğikti. Yavaşça bana döndüğünde elindeki şeyin kılıç olduğunu fark ettim . Bu inanılmaz bir şekilde korkmama neden oldu ve yerde sürünerek biraz daha geriye gittim. Kafasını bana doğru kaldırdığında içeri vuran o ufak ışık onun birbirinden farklı renkte olan gözlerini görmeme yetmişti. Evet birbirinden farklı. Sağ gözü mavi, sol gözü kahverengiydi. Bu beni çok daha fazla korkutmuştu, nefesimi tuttuğumu bile yeni fark ediyordum. Bana baktığı anda tekrar konuştu. "Gerçek dünyaya hoş geldin." yüzündeki alaycı gülümseme silinmedi. Aksine daha fazla sırıttı. "Kardeşim."
All Rights Reserved
#3
dominicsherwood
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • KORDELYA
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • KIZIL GECE
  • Kanlı Lordun Gelini
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • FIRTINA ZAMANI
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ-Düzenleniyor-

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines