Sensiz olmaz laviniam

Sensiz olmaz laviniam

  • WpView
    Reads 492
  • WpVote
    Votes 63
  • WpPart
    Parts 12
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Jul 16, 2024
"en büyük hatamın en güzel sebebisin sevgilim..." LAVİNİA? ne demekti LAVİNİA neye hitap edilirdi? ve neden edilirdi? ölüm çiçeği demekmiş LAVİNİA peki neden bu şekilde hitap ediyordu bana?galiba cevabını almam gereken çok şey olucak. Senden duyacağım çok şey olacak galiba sevgilim... İki insan birbirlerini gördükleri ilk an kader bağları birleşmişti.İkisi de anlamamıştı.Onlar sadece ilk defa birbirlerini görmüş ve ilk bakışta aşık olurken onların ki ilk bakışta nefretti. İkisinin aşkı Karadenizin hırçın suları gibiydi.Ne durmak bilirlerdi.Ne de anlaşmak ünlü bir ata sözü vardır. Fazla nefret sevgiye dönüşür. Tüm benliği benim için adeta bir manzara iken en çok bakmaktan keyif aldığım gözleriydi.O gözleri benim içinde olduğum karanlığımda bir ışık misali vardı.Ve saatlerce,günlerce,yıllarca hatta bütün ömür boyu izlerdim. Ateş Demirel sen benim en güzel şansımsın yanlızca bana ait olan şanssın.
All Rights Reserved
#679
yalan
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • KIZIL GECE
  • FIRTINA ZAMANI
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • KORDELYA
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı) -Tamamlandı-
  • Kanlı Lordun Gelini

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines