Kabuğumu soyun,
Kurtarın üzerimdeki irinli cesetten...
Ruhumu bağlayan kabuğu soyun!
Yalnız yaralarımla Tanrının gölgesinden kaçacağım.
Yalanların arka sokaklarında güzel yüzlü, elleri
tinerli gerçeklere sarıldım.
Ayakları olmayan, hayat koşan; dudaksız kadınlarla
öpüştüm.
Tanrı ellerinden kayıp düşmüş, Tanrı evlerine
terkedilmiş.
Ölgün inançların pazarında ırzına geçilen
sermayeydim.
Apoletleri düşerken vicdanın,
şeytanı etten kemikten yaratan bedenlerce,
ateşe verildiğinin şahidiyim
Bu yük ne ağır,
bu yük kimsenin cennetine göre değil,
bu yük sığmıyor cehennemime!
Tanrının bana sunduğu ahlaksız bir teklifti;
yaşamak...
Kabul ettim ya da öyle sandım.
Ki bazen insan, içindeki Tanrıyı dahi bavulu elinde,
kendinden uzaklaşırken yakalıyor,
kırılıyor daha çok...
Todos os Direitos Reservados