Story cover for KANCA by k3hacer
KANCA
  • WpView
    LECTURES 1,039
  • WpVote
    Votes 427
  • WpPart
    Chapitres 13
  • WpView
    LECTURES 1,039
  • WpVote
    Votes 427
  • WpPart
    Chapitres 13
En cours d'écriture, Publié initialement févr. 17, 2023
▪︎ " Mesele tekrar dirilmek değildi, tekrar dirilirken delirmemekti..."

"YARASALAR" çetesi eksildikleri an kurban seçmek zorundadırlar. Seçtikleri kurbanları tam anlamıyla hayattan koparıp kendi dünyalarına mahkûm etmek isterler. Onların dünyalarında akıl almaz şeyler işlenir. 

Ayazın olanlardan habersiz hayattan koparılma serüveni başlar.

3. Aşama :
Seçilen kurbanın ailesi ortadan kaldırılır. 

Ayaz bu aşamada akli dengesini kaybedip şizofren hastası olur ve piskopat birine dönüşür. Fakat bundan karşı tarafın haberi olmaz. Karşı taraf Ayazı kendi dünyalarına mahkûm etmek isterken, karşılaştıkları durum herşeyi değiştirir. Ayaz diğerleri gibi değildir ve büyük bir çatışmanın fitilini ateşlendirecektir. 

...                      

"İnsanların ruhları eziyete maruz kaldığında, o ruhların dilleri konuşmaya başlar"

Sandalyesini kıza doğru çevirdi ve sözlerine devam etti ; 

"Yerinde olsam iki defa düşünürüm. 
Bu bir oyun değil ve senin de dediğine göre ben bir psikopatım. Bu ateşten girdap seni yakaladığı an, sürekli savrulursun ve her savruluşunda küllerin etrafa dağılır. Yeri gelir Kan kusarsın, yeri gelir yere göğe sığamazsın ! Şimdi söyle bakalım,  benimle var mısın ? yok musun ?

"VARIM !" 
Kızın yüzünde ki buz kesilmiş sıfatı, artık pes etmek nedir bilmeyen bir savaşçıyı andırıyordu. Hafif bir tebessüm ederek devam etti : 

"Belki de en çok yara aldığımız yerden çiçek açacağız... "

Oysa bunları söyleyen kız, onu o  ateşten girdaba sürükleyen kişiydi.

Kişilik ardında saklanan zehirli ruhlar...
Tous Droits Réservés
Inscrivez-vous pour ajouter KANCA à votre bibliothèque et recevoir les mises à jour
ou
#32kaybolmak
Directives de Contenu
Vous aimerez aussi
𝐀𝐃𝐈𝐍 𝐇𝐀𝐋𝐀 𝐑𝐄𝐏𝐋𝐈̇𝐊𝐋𝐄𝐑𝐈̇𝐌𝐃𝐄 , écrit par ozanakbabaxz
78 chapitres En cours d'écriture
​Aynı sokakların tozunu yutmuş, aynı yağmurlarda ıslanmışlardı; ama kalpleri birbirine hep bir mevsim geç kalmıştı. Ozan, Kars Kalesi'nin vakur ve dondurucu sessizliğinde kendi yalnızlığını emzirirken; Sinem, İzmir'in kordon boyunda, denizin tuzuyla yıkanan yarım kalmış bir rüyanın içindeydi. Onlarınki sadece bir mesafe hikayesi değildi; hayatın ördüğü duvarların hikayesiydi. ​Ozan, başka bir kadının imzasını taşıyan bir evliliğin soğuk odalarında yankılanan bir sessizlikti. ​Sinem ise kalbini bir başkasına emanet etmiş ama ruhunu hep o eksik parçada bırakmış bir sığınmacıydı. ​Aşkları, nefretin en koyu tonuyla beslendi. Önce birbirlerinden kaçtılar; çünkü birbirlerinde gördükleri şey, vazgeçmek zorunda kaldıkları hayalleriydi. Kars Kalesi, onların imkansızlığının şahidiydi. Karlar altında kalan o devasa taşlar gibi, duyguları da buz tutmuştu. Ancak İzmir'e uzanan o gizli yollar, buzları eritmeye yetti. İzmir'in neşesi, Kars'ın hüznüne çarptığında; nefret yerini tutkuya, sitem yerini teslimiyete bıraktı. ​"Sen Kars'ın hiç bitmeyen kışıydın, ben İzmir'in hiç dinmeyen rüzgarı. Biz aynı cümlenin içinde yan yana gelemeyen, ama noktası aynı yere konan iki devrik hikayeyiz." ​Yıllarca aynı şehirde nefes alıp, birbirinin içinden geçip giden ama asla dokunamayan iki ruhun, geç kalmışlıkları üzerine kurulu bu destan; şimdi yasak bir sevdanın küllerinden yeniden doğuyor.
Çiçekçi (Tefeci Kurgusu), écrit par irmmmaaakk
28 chapitres En cours d'écriture
Genç kız annesini ve babasını kaybettikten sonra onlardan kalan çiçekçi dükkânını işletmeye başlar. Bir gün müşterilerinin fazla olması yüzünden dükkânı geç kapatır. Yolda ilerlerken eve daha erken gitmek istediği için kısa yolu tercih eder. Ve orada iki adamın, yan komşusu olan adamı kaçırmaya çalıştıklarını görür. Nereden bilebilirdi ki sırf bu yüzden tüm dünyasının değişeceğini? ... Daha fazla bazı şeyleri incelemeden masanın arkasında duran adama döndüm. odanın yarısı camdan oluşuyordu ve o da elindeki viski bardağıyla sırtı bize dönük camın ardındakileri izliyordu. Baya haybetli duruyordu. Sırtı oldukça genişti. Bir an, çok kısa bir an o sırtı çıplak bir şekilde hayal ettim ve ettiğim gibide aklımdan attım bu düşünceyi. Beni bu düşüncelerden koparan Hakan oldu. "Kuzgun, sana bir misafir getirdim." "Volkan iti mi?" diyen kalın sesle nefesimi götümden aldım çok kısa bir an. "Hayır. Onun mekanında misafir ettiği bir çocuk." dedi Hakan. Şu iki günde herkes için çocuk olup çıkmıştım. Bu kadar mı küçük duruyordum sahi? Adam, yani Kuzgun ağır ağır arkasını dönünce tükürüğüm boğazımda kaldı. Hiçte nazik olmayacak şekilde öksürürken utançtan yüzlerine bakamayıp arkamı döndüm. Avucumu dudaklarıma bastırıp öksürüğümü durdurmaya çalıştım ama inatmış gibi durmadı. Panikle kalbime vurdum durması için. Öksürüğümle kalbimin ne alakası olduğunu sormayın, bende bilmiyorum. Hakan yine hızır gibi yetişti. Bana dönerek eliyle sırtıma vurdu. Ama nasıl vurma. Öksürüğüm durdu ama sırtımın acısı daha çok yaktı canımı. Dudaklarımı bir birine bastırdım inlememek için. Ama öksürüğüm durmasına rağmen hala inatla bir kez daha vurunca kafamı çevirip ters bir bakış attım. Sessiz olmaya çalışarak "Ne yaptığını sanıyorsun sen?! Sırtım yerinden çıktı! O nasıl vurma
Vous aimerez aussi
Slide 1 of 10
11 GÜN cover
ÂFİTAP cover
KARANLIK ADAMIN LÂL GELİNİ cover
𝐀𝐃𝐈𝐍 𝐇𝐀𝐋𝐀 𝐑𝐄𝐏𝐋𝐈̇𝐊𝐋𝐄𝐑𝐈̇𝐌𝐃𝐄  cover
Çiçekçi (Tefeci Kurgusu) cover
Zorbanın Bedeninde cover
SOYADINDA ZİNCİR cover
YAMAÇTA'Kİ EKİN cover
5. seviye cover
Kar çiçeği cover

11 GÜN

21 chapitres En cours d'écriture

Arkasını dönüp gitmek üzereyken kolunu tutmaya yeltendim. Zincir uzanmayınca parmaklarım tişörtü üzerinden kaydı. Arkasını dönüp solup mavi gözlerini gözlerime dikti. "Lütfen...beni yeniden o bodruma kapatma. Beni öldür ama kapatma. Tek başıma kafayı yemek üzereyim orada. Duvarlar üzerime üzerime geliyor. Beyaz duvarlara bakmaktan hayaller görmeye başladım." Maskesinin ardındaki gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Göz yaşlarımı tutamadım. Dizlerimin üzerine çöktüm. "Lütfen...ne istersen yaparım. Yalvarırım." Titreyrek ağlamaya devam ettim. "Beni oraya kapatma. Daha fazla dayanamıyorum. Nolur...içinde biraz insanlık varsa canımı al daha iyi..." Kısa bir süre başımda bekledikten sonra arkasını dönüp kapıya ulaştı. "Giyin." İlay ve Rüya uyandıklarında biraz şehirden uzaklaşmak ve kamp yapmak için gittikleri ormandan farklı bir yerde olduklarını fark ederler. Kör karanlığa gözlerini açan kızlar bir kaç dakika sonra hayatlarını tamamen değiştirecek o kişi ile tanışırlar. Ve o dakikadan sonra kaçmak için mücadele etmeleri gerekmektedir. ❗Dikkat; bu kitap travmatik ögeler içermektedir. Eğer kan, cinayet ve benzeri konular sizi rahatsiz ediyorsa okumamanızı ya da o sahneleri atlamanızı tavsiye ederim.