"Ateşle oynayan ya elini yakar, ya da kendini..."
Yeraltı dünyasının en acımasız masasında oynanan bir el, bir adamın hayatını, onurunu ve kızını geri dönülmez bir oyunun parçası haline getirir. Elli sekiz yaşındaki Selami, hırsına yenik düşüp her şeyini masaya koyduğunda, aslında sadece servetini değil, kanından canından olanı da kaybettiğini bilmez.
Karşısında şeytanla pazarlık edecek kadar tehlikeli, soğukkanlı ve hesapçı bir adam vardır: Drej.
Ve Drej'in masasında hiçbir el, sadece bir oyun değildir.
Bir kumarın ateşinde yanacak olan yalnızca para değil; geçmişin günahları, kirli sırlar ve babalıkla canilik arasındaki ince çizgidir.
"Her ateşin bir bedeli vardır. Bazılarıysa bedelini bir ömür öder."
Kumarın en acımasız kuralı: Kazanan bile kaybeder.
Ve bu hikâyede herkes yanacak...
"Bir kez soracağım net ve kısa cevaplar istiyorum" dedi, kafamı sallamaya çalıştım. Yatakta sırt üstü uzanıyordum kalbim deli gibi çarpıyor ve odadaki sessizliği bastırıp ikimizin de kulağında çınlıyordu. Üstümde durmuş elini sıkıca dudağıma bastırıyordu. Kim mi?
Bilmiyorum.
"Birincisi evime nasıl girdin? İkincisi yatağımda napiyorsun? Üçüncüsü ve en önemlisi sen kimsin?"