ZAMANIN YETİMİ
Asya gözünü açtığında kendini tarihin en büyük destanlarından birinin içinde bulur.
Ama o destanda onun adı yoktur...
Bir başkasının vardır.
Geçmişe gelişi bir tesadüf değildir.
Tarih derslerinde defalarca okuduğu Ali'nin büyük aşkı, büyük savaşları, büyük kaderi...
Hepsi Asya'nın hafızasında dimdik durmaktadır.
Fakat Asya obaya adım attığı anda kader çatırdamaya başlar.
İnsanlar onu sever, ona güvenir.
Ali'nin gözleri ise hiç bakmaması gereken bir kadında takılı kalır.
Her adımda tarih yeniden yazılırken Asya gerçeği fark eder:
Ali ile yaşadığı her yakınlık, bir kadını kaderden siliyordur.
Bir aşk doğarken... bir başka hayat yok olmaktadır.
Asya şimdi en ağır soruyla karşı karşıyadır:
Kaderi değiştirmek mucize midir,
yoksa birini tarihten silmek pahasına işlenen en büyük günah mı?
Üstelik daha büyük bir tehlike vardır:
Asya kaderi değiştirdikçe geleceği artık bilememektedir.
Ali'nin ölmesi gereken bir savaşta yaşaması,
yaşaması gereken bir günde yok olması,
Asya'nın tek bir sözüne, tek bir adımına bağlı hâle gelir.
Asya şimdi iki ihtimalle yüzleşir:
Ya kaderi olduğu gibi bırakacak...
Ya da Ali'nin kaderini kendine bağlarken onun hayatını riske atmayı göze alacak.
Aşk, tarihin en tehlikeli oyunudur.
Ve Asya bu oyunu oynarken artık hiçbir sonu bilmiyor.