FIRTINA
  • WpView
    Reads 100
  • WpVote
    Votes 12
  • WpPart
    Parts 4
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Apr 18, 2023
'Bu kadar acımasız olmak zorunda mısın?' dediğimde bu sefer bana hiç bakmadan konuştu. 'Çok daha fazlası da olabilirim. Beni ayakta tutan şey bu.' 'Seni yıkacak şey ne o zaman? Zaafın, zayıflığın?' ilk defa benimle bu kadar uzun konuşuyorken sorabileceğim şeyleri sormak istedim. Tek istediğim şey cevap vermesiydi. 'Hiçbir şey yok.' dedi keskin bakışları yola odaklanmışken. 'Herkesin bir zayıflığı vardır' 'Zaaf ya da zayıflık...' deyip durdu. Cevap vermeyeceğini düşündüm ama beni yanıltarak konuşmaya devam etti. 'Bazen sürekli bir şeyler olur, bir şeyler değişir, herkes gidebilir ama hayat hiç kimse için durmaz, dünya kimse için bir köşeye çekilmez. Boş vermeyi de hissetmeyi de bırakman lazım. İşte o zaman zaafın da, zayıflığın da, seni durduracak hiçbir şey de olmaz' deyip yoldaki bakışlarını bana çevirdi. Masmavi gözleri ona dalmama sebep olurken kafasını tekrar çevirip yola bakmaya devam etti. 'Yoksa sana gelecek olan darbelere de, kalbinin kırılmasına da izin vermiş olursun' deyip sustu. Ben de onun gibi yola çevirdim bakışlarımı. 'Kalbimin kırılması, kalpsiz olmaktan iyidir'
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • ALİN | Gerçek Aile
  • KORKUT / bxb
  • Mafyaymısmıs
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • Sirayet|Texting
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines