"Sana bir şey diyeyim mi Onur Alp?" diyen kıza, "Lütfen söyle." demişti ironiyle ama aslında hiçbir şey söylemesin yalnızca sussun istiyordu.
"Şimdi düştüğümde beni kaldırmayı bırak, bir gelip bakmadın ya hani.. " dediğinde, "Eee." dedi cümlenin nereye gideceğini gerçekten merak ederken adam.
"Bir gün gelecek; gözüme bir toz tanesi kaçsa, parmağımı küçücük bir kağıt kesse endişeyle yanıma koşacaksın. Ayağıma takılan taşa bile öfkeleneceksin." dedi büyük bir özgüvenle Çilem.
Bu cümleleri ve özgüveni ise Onur Alp'i sadece güldürmüştü. "Çok hayalperesttin Çilem." derken gülmeye devam ediyordu. "Sen ne yapsan bir kitap falan mı yazsan acaba?"
"Haklısın aslında, belki bir gün yazarım." demişti adamın ona alayla söylediği cümlenin karşılığında.
"Mesela yıllar sonra evimizin bahçesinde kahvemi yudumladığım sırada sen tam yanımda oturmuş bana aşkla bakarken; bu günleri, senin bana deliler gibi aşık oluşunun hikayesini yazarım." dediğinde adamın gözleri Çilem' e dönmüştü.
Kızın kendinden bu kadar emin olması onu geriyordu. Bir şeyi kırk kere söylersen olur derlerdi ya hani, kızın söyleye söyleye bunu gerçekleştirme ihtimalinin korkusu adamın etrafını sarmaya başlamıştı.
***
All Rights Reserved