AŞEKA~Bir Mahalle Hikayesi

AŞEKA~Bir Mahalle Hikayesi

  • WpView
    Reads 104
  • WpVote
    Votes 11
  • WpPart
    Parts 2
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Apr 1, 2023
Aşeka hem aşk hem de sarmaşık demekti. Öyle bir sarmaşıktı ki aşeka günün birinde sevgilinin öleceğini bile bile sevgiliye sıkı sıkı sarılırdı. Belki sevgisinden yapardı bunu belki de nasıl seveceğini bilmediğinden ama aşeka aşkına sadıktı. Öyle ki yıllar geçse de unutmazdı aşkını, katlanırdı, yıpranırdı fakat gene de ilk gün neyse aşkı hala oydu onun için. ** "Sokağına adım atmam, senin olduğun yere girmem." elimdeki bardağı yere fırlattım. "Ahtım olsun ki yanımda senin adının geçmesine izin vermem." akan gözyaşlarımı elimin tersi ile sildim. İstenmiyorsam durmanın da zorla beklemenin de anlamı yoktu. "Sana sokağıma girme demedim." dedi, yere attığım bardaktan bakışlarını bana çevirdiğinde en az benim kadar kızgındı. "Sana ben hiçbir şey demedim." Oysa ne çok kırmıştı beni, ne çok üzmüştü haberi olmadan. "Sen bana hayatımın dersini verdin." başını reddeder gibi iki yana salladığında iki adım geri çekildim. Neticede dersini alan bendim, gitmesi gereken kişinin ben olduğu gibi. "Zaten ben bu hikayeyi en başta okumuştum."
All Rights Reserved
#123
mutluluk
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Sirayet|Texting
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • Mafyaymısmıs
  • KORKUT / bxb
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines