We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.
Bir zamanlar öyleydi

Bir zamanlar öyleydi

  • WpView
    Reads 64
  • WpVote
    Votes 2
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Thu, Feb 26, 2015
WpInfo
Fiction
Science Fiction
2070 yıllarına götürüyorum sizi.Aylardan Ocak ve ocağın 5. Günü.Çok soğuk bir aydı.Herkez aç,susuz,kirli.İnsanlar ne yapacaklarını bilmiyor.Bir gün taner adında küçük bir çocuk.Annesine sorar; Anneciğim bu sular neden böyle yok.Annesi oğlum bu suları bütün insanların gereksizce kullanması dolayıyla böyle oldu.Taner yine annesine bir soru daha sorar.Sorusu şudur:Anneciğim bu binalar, bu arabalar neden yok anne neden bunun gibi kurumuş topraklar ver geriye.Annesi,canım oğlum benim bunların hepsi su nedeniyle yok.Artık bilimadamlar ve insanlar binaları yıkıp su üretmeye çalışıyorlar ama nafile.Diyor annesi.Taner annesine dönüp şöyle der anne ben çok acıktım ve de susadım.Annesi bende oğlum der.Ve 1 gün sonra annesiyle Tanerin birbirine sarılıp ölü vaziyette olduğunu görürler. VE SON
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • KROM VE KEMİK
  • DUHUL
  • Asena deniz (gerçek ailem)
  • ŞAHMARANLAR ( AŞİRET AİLEM )
  • Vortaris
  • YAPAY KALP +21
  • On Üçüncü Pay
  • KIYAMET TOHUMLARI
  • Albay Kızı
  • NEHY-KİMSEDEN SONRA | DİSTOPYA (DÜZENLENİYOR)

"Yukarıda, bulutların üzerindeki o steril fanusta yaşayanlar için hayat bir oyundu. Aşağıda, çamurun ve pasın içindeki bizler içinse sadece nefes alma savaşı." Adım Yenal. Ama bu lanet şehrin arka sokaklarında, neon ışıklarının altında bedenimi ve yumruklarımı satarken herkes bana Nox der. Kurallarım basitti: Asla güvenme, asla yalvarma ve tek varlığım olan kardeşini hayatta tut. Ta ki o geceye kadar. Pars... Şehri yöneten Konsorsiyumun tek varisi. Damarlarında kan yerine sıvı altın akan, insanlara baktığında sadece fiyat etiketleri gören o kibirli prens. Beni o kulüpte, ayaklarının dibine atılan paraları toplarken izledi. İğrendi. Aşağıladı. Ve sonra, hayatımın iplerini eline aldı. Kardeşimi yaşatmak için, nefret ettiğim o adamın dünyasına girmek zorundayım. O, beni satın aldığını, bana sahip olduğunu ve irademi kırabileceğini sanıyor. Beni evcilleştirebileceğini sanıyor. Ama unuttuğu bir şey var: Sokaklar, saraylara benzemez. Ve biz sokak köpekleri, tasmamız ne kadar sıkı olursa olsun, ısırmaktan vazgeçmeyiz. Biri kromdan bir tanrı, diğeri etten ve kemikten bir isyancı. Biri yok etmeye, diğeri hayatta kalmaya yeminli. Mülkiyet yasaları, kalbin ritmini durdurabilir mi?

More details
WpActionLinkContent Guidelines