Derler ki; cehennemin yedi katı vardır ve bir yalancı, her katın yangınını tanır.
Sessiz bir gecede, ölüme gitmenin korkusundan titreyen dudaklar kısıkça bir şarkı mırıldanır.
Derler ki; cehennemin bir sürü katı vardır ancak alevler her şeyden önce gerçeklerle sarıp sarmalanır.
Sessiz bir şarkının yankısı, ıssız bir gecenin içinde kaybolduğunda gerçeklerinden kaçan bir adamın yangını, damarlarında çağlayan öfkeye karışır.
Acının intihar ipi olup boğazına sarıldığı kadının nefesi usulca sönüp giderken şarkı biter, yangın söner ve geriye yalnızca küller kalır. Ne gece bir daha güne doğar o günden sonra ne de sessizce söylenen şarkı hatırlanır.
Aradan zaman geçer ve bir gün, gerçeklerinden kaçan adam, gerçeklerini hatırlamayan bir kadınla tanışır. Aynı küller başka bir yangının aleviyle harlanırken gün doğmaz ancak alevler geceyi aydınlatır.
Ve derler ki; korkudan sıyrılmak için söylenen şarkıları yalnızca o korkuyu daha önce yaşayanlar, yanmanın acısını ise ancak alevlerden sağ kurtulanlar tanır.
~
"Bazen yalanlar, duymayı en çok istediğimiz gerçeklerdir çünkü."
Todos los derechos reservados