MİLA |The Umbrella Academy

MİLA |The Umbrella Academy

  • WpView
    LETTURE 6,055
  • WpVote
    Voti 451
  • WpPart
    Parti 14
WpMetadataReadPer adultiIn corso
WpMetadataNoticeUltima pubblicazione ven, feb 16, 2024
BÖLÜMLER DÜZENLENMEKTEDİR! ... Öpüşmemiz gittikçe şiddetlenirken ayaklarımı tuttu ve onları beline sarmamı sağlayıp küçük dolabın üstüne oturtturdu beni. Elleri akıl almaz derecede vücudumu keşfederken dudakları çoktan boynumu bulmuştu bile. Ayaklarımla Five'ın bedenini kendime çekmeye çalışıyordum ancak küçük dolap buna izin vermiyordu. Bu Five'ın da hoşuna gitmemiş olacak ki ufak bir küfür mırıltısından sonra bizi yatağıma ışınlayıp sırtımı soğuk çarşafla buluşturdu ve kulağıma eğilip fısıldamaya başladı. "Adımı haykırmaktan çekinme." Sözlerinin ardından boynuma minik bir öpücük kondurup üstündeki deri ceketi çıkarttı ve tekrardan dudaklarımızı birleştirdi. ... #1 umbrellaacademy #1 aidangallagher #1 tua by osheliia 04.04.2023
Tutti i diritti riservati
Entra a far parte della più grande comunità di narrativa al mondoFatti consigliare le migliori storie da leggere, salva le tue preferite nella tua Biblioteca, commenta e vota per essere ancora più parte della comunità.
Illustration

Potrebbe anche piacerti

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • KORDELYA
  • KIZIL GECE
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • FIRTINA ZAMANI
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ +18-Tamamlandı-
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • Kanlı Lordun Gelini

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

Più dettagli
WpActionLinkLinee guida sui contenuti