Yazar olmak isteyen ancak daha önce hiç aşk yaşamamış bir kız, daha iyi roman yazmak için aşk duygusunu yaşamak istiyordu. Hep bir sevgi peşinde koşan kız sonunda birini yakalamıştı. Ancak o, doğru kişi miydi?
"Kabul et sevgilim ben senin için bir denekten daha fazla olmadım." Gözlerimi yere indirdim. Ona verecek bir cevabım yoktu. "Sen bana hiç aşık olmadın. Sadece kitabına aşk duygusunu daha gerçekçi kılmak için beni kullandın." Yutkundum hala gözlerine bakmıyordum. "Beni seviyormuş gibi yaptın. İnan bana sen kendini de kandırdın."
Dümdüz kandırılmak değil de kandırılmışlık gibi olmaktı bence en çok can yakan şey. Her şeyin -mış gibi olmasıydı. Seviyormuş gibi yapması, izliyormuş gibi yapması, değer veriyormuş gibi davranması. Görülen geçmiş zamandı. Evet görüyorduk ama geçmiyordu işte. Bu yüzden bu artık görülen şimdiki zamandı benim için. Kalbimde ilk yara açan kişiydi. Açmayı biliyordu da sarmayı beceremedi.
Ama benim hatamdı. Ona en büyük yaraları ben açmıştım. Elindeki kolyeyi masaya bıraktı ve kalkmadan önce son kez bakıp, son sözlerini söyledi. "Allah'a emanet ol." İyi niyetle söylenmiş bir cümle nasıl olur da bir insanın kalbine bu denli otururdu?
Arkasını dönüp gittiğinde göz yaşlarımı daha fazla tutamadım. Bu onu son görüşümdü.
Onu tanıyordum... Bir daha buraya dönmeyecekti.
Özür dilerim sevgilim. Ben gerçekten çok özür dilerim.
Asıl sen;
Allah'a emanet ol...
Bir kaldırımın köşesinde buldum hayalimi.
Gözlerimi kapattım, bıraktım avucuna kalbimi.
Dedi ki, sonuna kadar tutacak mısın elimi?
İçimden cevapladım, birlikte tırmanacağız tüm merdivenleri.
Mumlar üfledim, dilekler diledim.
Kayan her yıldızda adını sayıkladı dilim.
Ve o bana doğru tek bir adım geldiğinde
Ben hiç gitmesin diye bütün yolları denedim.
🏀
"Doruk?" dedim heyecanla. Bakışları yüzümde oyalanmaya devam ettikçe duramadım yerimde. Bir şey söyleyecekti. Bir şey söylemek için buradaydı. "Kaptın mı formayı?"
"Feza," dedi ve seri adımlarla ona doğru ilerlediğim sırada o da birkaç adım yaklaştı bana. Sadece ismimi söylemişti ama heyecanını yansıtması için bu yeterliydi. Devam etmesini beklerken kalbim yerinden çıkacak gibiydi. "Kaptık formayı."