"Onu gördüğüm ilk anda farketmiştim zavallı hayatının laneti olan yalnızlığı. Ben.. Aslında ona yardım etmek istemiştim ama onun farklı planları vardı anlaşılan. Her neyse, gidelim mi artık? Birazdan yağmur başlayacak."
Bora'nın herkesin düşündüğünün aksine iyi birisi olduğunu hep biliyordum. Ne kadar sert görünmeye, duygusuz davranmaya çalışırsa çalışsın onun ne kadar kırılgan olduğunu görmüştüm. Onun zavallı bir şekilde kendini korumaya çalıştığını biliyordum çünkü hakkında söylenenleri dinlerken yüzünün aldığı ifadeyi görmüştüm. Zihnimin her bir köşesine kazıdığım o zavallı, acınası ifade bana onun sanılanın aksi olduğunu göstermişti.
Merhaba sayın homofobikler. Evet, bu hikâye iki erkeğin aşkını anlatıyor ve hayır, düşünceleriniz umrumun en ufak bir köşesinde bile değil. Bu yüzden, boşu boşuna yorum yazarak fikrinizi belirtmeye çalışmayın, öyle veya böyle yorumlarınız silinecektir.
Hayatın ne getireceğini hiçkimse bilemezdi.
Yüzleştiği ihanetin sonucunda yıllarını içeride yitirmiş bir adam özgürlüğüne kavuştuğunda karşılaşacağı sürprizden habersizdi. Yıllar ondan birçok şey götürdüğünü düşünüyordu: neşesini,inancını ve merhametini. Peki gerçekten öyle miydi, karşılaştığı manzaraya kayıtsız kalabilecek miydi?
"Nasıl? Nasıl yani?" konuşurken kekelememe engel olamamıştım. Duyduklarım karşısında vücudumdaki bütün kanın çekildiğini hissediyordum.
Ben hâla duyduklarımı anlamlandırmaya çalışırken karşı tarafta polis memurunun her şeyin kontrol altında olduğunu hissettirmeye çalışan konuşması devam ediyordu.
"Kendisi ekiplerimiz tarafından karakol civarında bulundu. Üzerinde telefon numaranızın bulunduğu mektup sayesinde sizlere ulaştık. Şu an karakolumuzda, durumu iyi. Uygunsanız gelip teslim alabilirsiniz."